بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا
Vel adiyati dabha.
And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;
O harıl harıl koşular koşan
Andolsun nefesleriyle (güp güp) ses çıkararak koşan(at)lara,
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا
Vel adiyati dabha.
And olsun Allah yolunda koştukça koşanlara;
O harıl harıl koşular koşan
Andolsun nefesleriyle (güp güp) ses çıkararak koşan(at)lara,
فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا
Fel muriyati kadha.
And olsun kıvılcımlar saçanlara;
Çakarak da ateşler saçan
(Tırnaklariyle yerden) Ateş çıkaranlara,
فَالْمُغِيرَاتِ صُبْحًا
Fel mugirati subha.
Sabah sabah akına çıkanlara;
Ve sabahleyin baskın basan
Sabahleyin akın edenlere,
فَأَثَرْنَ بِهِ نَقْعًا
Fe eserne bihi nak'a.
Ve tozu dumana katanlara;
Derken savurup da bir toz duman
(Koşarak) Toz koparanlara,
فَوَسَطْنَ بِهِ جَمْعًا
Fe vesatne bihi cem'a.
Düşman topluluğunun içine dalanlara ki:
Bir derneği o demde ortalayan kuvvetlere kasem eylerim ki
Derken bir topluluğun ortasına dalanlara.
إِنَّ الْإِنْسَانَ لِرَبِّهِ لَكَنُودٌ
İnnel insane li rabbihi le kenud.
İnsan gerçekten Rabbine karşı pek nankördür.
Pek nankördür o insan rabbine
(Bunlara andolsun) Ki insan, Rabbine karşı çok nankördür.
وَإِنَّهُ عَلَىٰ ذَٰلِكَ لَشَهِيدٌ
Ve innehu ala zalike le şehid.
Doğrusu kendisi de bunların hepsine şahittir.
Ve o kendi şahiddir buna
Ve o da buna şahiddir.
وَإِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَدِيدٌ
Ve innehu li hubbil hayri le şedid.
Gerçekten mala da pek düşkündür.
Ve o sevdiği için serveti katıdır, çetindir ona
Doğrusu o, malı çok sever.
۞ أَفَلَا يَعْلَمُ إِذَا بُعْثِرَ مَا فِي الْقُبُورِ
E fe la ya'lemu iza bu'sirama fil kubur.
İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
Fakat bilmiyecek mi? Deşildiği zaman o kabirdekiler
Bilmez mi o, kabirlerde olanlar dışarı atıldığı,
وَحُصِّلَ مَا فِي الصُّدُورِ
Ve hussıle ma fis sudur.
İnsan, kabirlerde bulunanların çıkarılacağı ve kalblerde olanların ortaya konulacağı bir zamanın geleceğini bilmez mi?
Ve derildiği zaman o sadırdakiler
Göğüslerde bulunanlar devşirildiği zaman,
إِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَبِيرٌ
İnne rabbehum bihim yevme izin le habir.
Doğrusu Rableri o gün onların her şeyinden haberdardır.
O gün o rableri onlara elbette habirdir
O gün Rabbleri onların her halini haber almış(gizli ve açık bütün yaptıklarını bilmiş)tir.