بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ
E raeytellezi yukezzibu bid din.
Dini yalan sayanı gördün mü?
Gördün mü o dini tekzib edeni?
Din(ahiret cezasın)ı yalanlayan(adam)ı gördün mü?
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ أَرَأَيْتَ الَّذِي يُكَذِّبُ بِالدِّينِ
E raeytellezi yukezzibu bid din.
Dini yalan sayanı gördün mü?
Gördün mü o dini tekzib edeni?
Din(ahiret cezasın)ı yalanlayan(adam)ı gördün mü?
فَذَٰلِكَ الَّذِي يَدُعُّ الْيَتِيمَ
Fe zalikellezi yedu'ul yetim.
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
O dur ki işte iter yetimi
İşte o, öksüzü iter, kakar;
وَلَا يَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ الْمِسْكِينِ
Ve la yahuddu ala taamil miskin.
Öksüzü kakıştıran, yoksulu doyurmaya yanaşmayan kimse işte odur.
Ve kayırmaz doyurmak üzere miskini
Yoksulu doyurmağa önayak olmaz.
فَوَيْلٌ لِلْمُصَلِّينَ
Fe veylun lil musallin.
Vay o namaz kılanların haline ki:
Fakat veyl o namaz kılanlara ki
Şu namaz kılanların vay haline,
الَّذِينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ
Ellezine hum an salatihim sahun.
Onlar kıldıkları namazdan gafildirler.
Namazlarından yanılmaktadırlar
Ki, onlar namazlarından gaflet ederler (kıldıkları namazın değerini bilmez, ona önem vermezler).
الَّذِينَ هُمْ يُرَاءُونَ
Ellezine hum yuraun.
Onlar gösteriş yaparlar.
Onlar ki mürailik ederler
Onlar gösteriş (için ibadet) yaparlar.
وَيَمْنَعُونَ الْمَاعُونَ
Ve yemneunel maun.
Onlar basit şeyleri dahi vermezler.
Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler)
En ufak bir yardımı esirgerler.