Kad semiallahu kavlelleti tucadiluke fi zevciha ve teşteki ilallahi vallahu yesmeu tehavurekuma, innellahe semi'un basir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü Allah işitmiştir; esasen Allah konuşmanızı işitir. Doğrusu Allah işitendir, görendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Evet işitti Allah, işitti o kadının dediğini ki kocası hakkında sana mücadele ediyor ve Allaha şikayet eyliyordu, Allah da muhaverenizi dinliyordu, çünkü Allah işidir, görür.
Süleyman Ateş
Allah, kocası hakkında seninle tartışan ve Allah'a şikayette bulunan kadının sözünü işitti. Allah, ikinizin birbirinizle konuşmanızı işitir. Çünkü Allah işitendir, görendir.
Ellezine yuzahirune minkum min nisaihim ma hunne ummehatihim, in ummehatuhum illellai velednehum, ve innehum le yekulune munkeren minel kavli ve zura, ve innellahe le afuvvun gafur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İçinizde karılarını "zıhar" yapanlar bilsinler ki, karıları anneleri değildir; anneleri ancak, onları doğuranlardır. Doğrusu söyledikleri kötü ve asılsız bir sözdür. Allah şüphesiz affedendir, bağışlayandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
İçinizden "zihar" ile kadınlarından ayrılmağa kalkışan kimseler bilmelidirler ki: O kadınlar onların anaları değildir, anaları ancak onları doğurmuş olanlardır. Bununla beraber onlar her halde çirkin ve asılsız bir lakırdı söylüyorlardır. Maamafih Allahın afvı, mağfireti çok olduğunda da şübhe yoktur
Süleyman Ateş
Sizden kadınlara zıhar edenler (sen bana, anamın sırtı gibisin diyenler), bilmelidirler ki o kadınlar, onların anaları değillerdir. Onların anaları, ancak kendilerini doğuran kadınlardır. Onlar, çirkin ve yalan olan bir söz söylüyorlar. Bununla beraber Allah, affedicidir bağışlayıcıdır.
Vellezine yuzahirune min nisaihim summe yeudune li ma kalu fe tahriru rekabetin min kabli en yetemassa, zalikum tuazune bih, vallahu bi ma ta'melune habir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Karılarını zıhar yoluyla boşamak isteyip, sonra sözlerinden dönenlerin, ailesiyle temas etmeden bir köle azad etmeleri gerekir. Size bu hususta böylece öğüt verilmektedir. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve öyle kadınlarından zıhar ile ayrılmağa kalkıp da sonra dediklerini geri alacak olanlar onun için ikisi temas etmezden evvel bir kul azad etmek lazımdır, bunu duydunuz a işte siz bununla öğütlenirsiniz ve Allah her ne yaparsanız haberdardır.
Süleyman Ateş
Kadınlarına zıhar edip sonra söylediklerine dönenler, karılarıyle temaslarından önce bir köleyi hürriyete kavuşturmalıdırlar. Size öğütlenen budur. Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır.
Fe men lem yecid fe siyamu şehreyni mutetabiayni min kabli en yetemassa, fe men lem yestetı' fe ıt'amu sittine miskina, zalike li tu'minu billahi ve resulih, ve tilke hududullah, ve lil kafirine azabun elim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Azad edecek köle bulamayanın, ailesiyle temastan önce iki ay birbiri peşinden oruç tutması gerekir. Buna gücü yetmeyen, altmış düşkünü doyurur. Bu kolaylık, Allah'a ve Peygamberine inanmış olmanızdan ötürüdür; bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır; inkar edenler için can yakıcı azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona gücü yetmiyen de ikisi temas etmezden evvel sırasiyle iki ay oruc tutsun, ona da güç yetiremiyen altmış yoksul doyursun, bunlar Allah ve Resulüne iyman edesiniz diyedir ve bunlar Allahın çizdiği hududdur, kafirler için ise elim bir azab vardır.
Süleyman Ateş
Buna imkan bulamayan, temaslarından önce aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Buna da gücü yetmeyen, altmış fakiri doyurmalıdır. Allah'a ve Elçisine inanmanız (onların sözlerini doğrulamanız) için bu hükümler konmuştur. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır (bu sınırları tanımayan) kafirler için acı bir azab vardır.
İnnelleziyne yuhadunellahe ve resulehu kubitu kema kubitellezine min kablihim ve kad enzelna ayatin beyyinat, ve lil kafirine azabun muhin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'a ve Peygamberine karşı gelenler, kendilerinden öncekiler nasıl alçaltıldı ise öyle alçaltılacaklardır. Biz, apaçık ayetler indirmişizdir, bunları inkar edene alçaltıcı azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Muhakkak ki Allah ve Resulüne had yarışına kalkanlar çarpıldılar, tıpkı onlardan evvelkilerin çarpıldıkları gibi, halbuki açık açık ayetler de indirmiştik, kafirlere hem de hakaretli bir azab var.
Süleyman Ateş
Allah'a ve Elçisine karşı gelen (onların koyduğu sınırlardan başka sınırlar koymağa kalkan)lar kendilerinden öncekilerin tepelendikleri gibi tepeleneceklerdir! Biz açık açık ayetler indirdik. kafirler için küçük düşürücü bir azab vardır.
Yevme yeb'asu humullahu cemian fe yunebbiuhum bi ma amilu, ahsahullahu ve nesuh, vallahu ala kulli şey'in şehid.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah onların hepsini dirilttiği gün, kendilerine işlediklerini haber verir; Allah onları bir bir saymıştır, fakat kendileri unutmuşlardır. Allah her şeye şahiddir.
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün ki Allah onları hep ba's edecek te bütün yaptıklarını kendilerine haber verecek, Allah onu bir bir saymış onlarsa onu unutmuşlardır, Allah her şeye şahiddir.
Süleyman Ateş
Allah onların hepsini tekrar dirilteceği gün ne yaptıklarını kendilerine haber verecektir! Allah on(ların yaptıkları işler)i hep saymış (zaptetmiş)tir. Onlar ise onu unutmuşlardır. Allah her şeye şahiddir.
E lem tere ennellahe ya'lemu ma fis semavati ve ma fil ard, ma yekunu min necva selasetin illa huve rabiuhum ve la hamsetin illa huve sadisuhum ve la edna min zalike ve la eksere illa huve me'ahum eyne ma kanu, summe yunebbiuhum bi ma amilu yevmel kıyameh, innellahe bi kulli şey'in alim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Göklerde olanları da, yerde olanları da Allah'ın bildiğini bilmez misin? Üç kişinin gizli bulunduğu yerde dördüncü mutlaka O'dur; beş kişinin gizli bulunduğu yerde altıncıları mutlaka O'dur; bunlardan az veya çok, ne olursa olsunlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, mutlak onlarla beraberdir. Sonra, kıyamet günü, işlediklerini onlara haber verir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Görmez misin Allah Göklerdekini ve Yerdekini hep bilir, herhangi bir üçün bir fısıltısı oluyor mu mutlak o dörtleyicileri, gerek beşin mutlak o altılayıcıları, gerek daha az gerek daha çok her nerede olsalar mutlak o beraberlerindedir, sonra bütün yaptıklarını Kıyamet günü kendilerine haber verir, haberiniz olsun ki Allah her şeyi tamamiyle bilir
Süleyman Ateş
Göklerde ve yerde olanları, Allah'ın bildiğini görmedin mi? Üç kişi gizli konuşsa mutlaka dördüncüleri O'dur. Beş kişi gizli konuşsa mutlaka altıncıları O'dur. Bundan az da, bundan çok da olsalar, nerede bulunsalar mutlaka O, onlarla beraberdir. Sonra kıyamet günü, onlara yaptıklarını haber verir. Çünkü Allah, her şeyi bilendir.
E lem tere ilellezine nuhu aninnecva summe yeudune li ma nuhu anhu ve yetenacevne bil ismi vel udvani ve ma'siyetir resul, ve iza cauke hayyevke bi ma lem yuhayyike bihillahu, ve yekulune fi enfusihim lev la yuazzibunallahu bi ma nekul, hasbuhum cehennem, yaslevneha, febi'sel masir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gizli toplantıdan menedilen, sonra menolundukları şeyi yapmaya kalkışarak günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek konusunda gizli gizli konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı bir şekilde seni selamlarlar; içlerinden, "Gerçekten peygamber olsaydı Allah'ın bizi, söylediklerimizden ötürü, cezalandırması gerekmez miydi?" derler. Cehennem onlara yeter. Oraya girerler, ne kötü dönüştür!
Elmalılı Hamdi Yazır
Bakmaz mısın şunlara: Gizli konuşmadan nehyedildiler de sonra dönüp nehyolundukları şeyi yapıyorlar, günah, udvan ve Peygambere ısyan fısıldaşıyorlar, yanına geldiklerinde de seni Allahın sağlıklamadığı bir suretle sağlıklıyorlar, kendi içlerinde de Allah bizi söylediklerimizle ta'zib etse ya! Diyorlar, Cehennem onlara yeter, ona yaslanacaklar, artık o, ne fena akıbettir
Süleyman Ateş
Görmedin mi şu adamları ki gizli gizli konuşmaktan menedildikleri halde yine o menedildikleri işe dönüyorlar; günah, düşmanlık, Elçiye isyan hususunda gizli gizli konuşuyorlar. Sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar ve kendi içlerinde de: "Bu dediğimizden ötürü Allah bize azab etse ya" diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne kötü gidilecek yerdir orası!
Ya eyyuhellezine amenu iza tenaceytum fe la tetenacev bil ismi vel udvani ve ma'siyetir resuli ve tenacev bil birri vet takva, vettekullahellezi ileyhi tuhşerun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ey inananlar! Gizli konuştuğunuz zaman, günah işlemeyi, düşmanlık etmeyi ve Peygambere karşı gelmeyi fısıldaşmayın; iyilik yapmak ve Allah'a karşı gelmekten sakınmayı konuşun; kıyamet günü huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iyman edenler! Sizler fısıldaştığınız vakıt günah, udvan ve Peygambere ısyan fısıldaşmayın iyilik ve takva fısıldaşın ve Allahdan korkun ki ona haşrolunacaksınız
Süleyman Ateş
Ey inananlar, aranızda gizli konuştuğunuz zaman günah, düşmanlık ve Elçiye karşı gelme üzerinde konuşmayın; iyilik ve takva üzerinde konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.
İnne men necva mineş şeytani li yahzunellezine amenu ve leyse bi darrihim şey'en illa bi iznillah, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gizli toplantılar inananları üzmek için şeytanın istediği şeydir; Allah'ın izni olmadıkça şeytan onlara bir zarar veremez; inananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O gizli konuşmalar, (o fiskos) sırf Şeytandandır, iyman etmiş olanları kederlendirmek için, halbuki onlara bir şey zarar ettirecek değildir, meğerki Allahın izniyle ola, müminler de onun için hep Allaha dayansınlar
Süleyman Ateş
Gizli konuşma( fiskos) şeytandandır. (Şeytan insanları bu yola iletir ki) inananlar üzülsünler. Oysa o, Allah'ın izni olmadıkça mü'minlere hiçbir zarar veremez. Mü'minler Allah'a dayansınlar.
Ya eyyuhellezine amenu iza kile lekum tefessehu fil mecalisi fefsehu yefsehıllahu lekum, ve iza kilenşuzu fenşuzu yerfeillahullezine amenu minkum vellezine utul ilme derecat, vallahu bi ma ta'melune habir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ey inananlar! Toplantılarda, size, "Yer açın" denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; "Kalkın" denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iyman edenler! Sizlere meclislerde genişleyin denildiği vakıt genişleyiverin Allah da size genişlik versin, kalkın denildiği zaman da kalkıverin ki Allah iyman edenlerinizi yükseltsin, ılim verilenleri ise derecat ile. Ve Allah her ne yaparsanız haberdardır
Süleyman Ateş
Ey inananlar, size: "Meclislerde yer açın" dendiği zaman yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size: "Kalkın" dendiği zaman da, kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızı haberalmaktadır.
Ya eyyuhellezine amenu iza naceytumur resule fe kaddimu beyne yedey necvakum sadakah, zalike hayrun lekum ve athar, fe in lem tecidu fe innellahe gafurun rahim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ey inananlar! Peygamberle hususi olarak konuşacağınızda, bu konuşmanızdan önce fakirlere sadaka veriniz; bu, sizin daha iyi ve daha temiz olmanız içindir. Eğer sadaka verecek bir şey bulamazsanız üzülmeyiniz. Allah şüphesiz bağışlayandır, acıyandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey o bütün iyman edenler! Peygambere gizli ma'ruzatta bulunmak istediğiniz zaman fısıltınızdan önce bir sadaka takdim ediniz, bu sizin için hem bir hayır hem daha ziyade bir temizliktir, fakat gücünüz yetmezse şübhe yok ki Allah gafurdur rahimdir
Süleyman Ateş
Ey inananlar, siz Elçi ile gizli konuşacağınız zaman bu gizli konuşmanızdan önce bir sadaka verin. Bu sizin için daha hayırlı ve daha temizdir. Şayet (sadaka verecek bir şey) bulamazsınız, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
E eşfaktum en tukaddimu beyne yedey necvakum sadekat, fe iz lem tef'alu ve taballahu aleykum, fe ekimus salate ve atuz zekate ve etiullahe ve resuleh, vallahu habirun bi ma ta'melun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hususi konuşmanızdan önce sadaka vermekten ürktünüz mü ki bunu yerine getirmediniz? Ama Allah, tevbenizi kabul etmiştir. Öyleyse namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Peygamberine itaat edin. Allah, işlediklerinizden haberdardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya!.. Fısıltınızdan önce sadakalar takdim etmekten korktunuz mu? Mademki yapmadınız Allah da size tevbe lutfetti artık namaza devam edin ve zekatı verin ve Allah ve Resulüne itaat edin ki Allah habirdir her ne yaparsanız
Süleyman Ateş
Gizli konuşmanızdan önce sadaka vermenizden korktunuz mu? Çünkü yapmadınız. Allah da sizi (bundan) affetti. Artık namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Elçisine ita'at edin. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.
E lem tere ilellezine tevellev kavmen gadıballahu aleyhim, ma hum minkum ve la minhum ve yahlifune alel kezibi ve hum ya'lemun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'ın gazabettiği milleti dost edinen münafıkları görmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardan, bile bile, yalan yere yemin etmektedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bakmaz mısın şunlara ki Allahın gadab etmiş olduğu bir kavma yardaklık etmektedirler, onlar ne sizdendirler ne onlardan ve bilip dururken yalan yere yemin ederler
Süleyman Ateş
Allah'ın kendilerine gazabettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Yevme yeb'asuhumullahu cemian fe yahlifune lehu kema yahlifune lekum ve yahsebune ennehum ala şey'in, e la innehum humul kazibun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah, onların hepsini tekrar dirilttiği gün, size yemin ettikleri gibi O'na yemin ederler; kendilerine bir yarar sağlayacağını sanırlar. Dikkat edin; onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün ki Allah onları toplıyarak ba'sedecek de size yemin ettikleri gibi ona da yemin edecekler ve sanacaklar ki bir şey yapıyorlar, İşte onlar hep o yalancılardır
Süleyman Ateş
Allah onların hepsini tekrar dirilttiği gün, dünyada size yemin ettikleri gibi O'na da yemin edecekler ve kendilerinin bir şey üzerinde bulunduklarını, (doğru yolda olduklarını) sanacaklardır. İyi bilin ki onlar yalancılardır.
İstahveze aleyhimuş şeytanu fe ensahum zikrallah, ulaike hizbuş şeytan, ela inne hizbeşşeytani humul hasirun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şeytan onların başlarına dikilip Allah'ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın taraftarlarıdır. İyi bilin; şeytanın taraftarları elbette hüsrandadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şeytan üzerlerine istila etmiştir de kendilerine Allah düşüncesini unutturmuştur, onlar şeytan hizbi, (şeytan tarafdarı)dırlar, uyanık ol ki şeytanın hizbi hep husrana düşenlerdir.
Süleyman Ateş
Şeytan onları kuşatmış (ruhlarına hakim olmuş) onlara Allah'ı anmayı unutturmuştur. Onlar şeytanın hizbi(partisi)dir. Muhakkak ki şeytanın hizbi kaybedecektir.
La tecidu kavmen yu'munune billahi vel yevmil ahiri yuvaddune men haddallahe ve resulehu ve lev kanu abaehum ve ebnaehum ve ihvanehum ev aşiretehum, ulaike ketebe fi kulubihimul imane ve eyyedehum bi ruhin minh, ve yudhıluhum cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha, radıyallahu anhum ve radu anh, ulaike hizbullah, e la inne hizbullahi humul muflihun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah'a ve Peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalblerine yazmış, katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah'tan hoşnut olmuştur. İşte bunlar, Allah'tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah'tan yana olanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allaha ve Ahıret gününe iyman eder hiç bir kavmı Allah ve Resulüne hudud yarışına kalkışan kimselerle sevişir bulamazsın, babaları veya oğulları veya kardeşleri veya hısımları, hemşerileri olsalar bile, işte Allah öyle kimseleri sevmeyen bir kavmın kalblerine iymanı yazmış ve kendilerini tarafından bir ruh ile te'yid buyurmuştur ve onları altından ırmaklar akar Cennetlere koyacak, içlerinde ebediyyen kalacaklardır, öyle ki Allah onlardan hoşnud, onlar Allahdan hoşnud, işte onlar Allah hizbidir, uyanık ol ki Allahın hizbi muhakkak hep felaha irenlerdir
Süleyman Ateş
Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa Allah'a ve Elçisine düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsin. Allah onların kalblerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile (kalb nuru veya Kur'an ile) desteklemiştir. Onları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedi kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın hizbi(partisi)dir. Muhakkak ki başarıya ulaşacak olanlar, Allah'ı hizbidir.