بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

📖 25 Ayet 📍 Mekki 🔢 Sıra: 84
1 Ayet

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ

İzes semaunşakkat.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sema inşikak ettiği

Süleyman Ateş

Gök yarıldığı,

2 Ayet

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

Ve ezinet li rabbiha ve hukkat.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt

Süleyman Ateş

Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!

3 Ayet

وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ

Ve izel ardu muddet.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Arz meddedildiği

Süleyman Ateş

Yer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı,

4 Ayet

وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ

Ve elkat ma fiha ve tehallet.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir

Elmalılı Hamdi Yazır

ve içindekini atıp boşaldığı

Süleyman Ateş

İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,

5 Ayet

وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

Ve ezinet li rabbiha ve hukkat.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt

Süleyman Ateş

Ve kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!

6 Ayet

يَا أَيُّهَا الْإِنْسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ

Ya eyyuhel insanu inneke kadihun ila rabbike kedhan fe mulakih.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o insan! Sen cidden rabbına doğru çabalar da çabalar nihayet ona mülaki olursun

Süleyman Ateş

Ey insan, sen, Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın, nihayet O'na varacaksın.

7 Ayet

فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ

Fe emma men utiye kitabehu bi yeminih.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt kitabı sağ eline verilen

Süleyman Ateş

(O zaman) Kimin Kitabı sağından verilirse:

8 Ayet

فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا

Fe sevfe yuhasebu hısaben yesira.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kolay bir hisab ile muhasebe olunur

Süleyman Ateş

O, kolay bir hesaba çekilecek,

9 Ayet

وَيَنْقَلِبُ إِلَىٰ أَهْلِهِ مَسْرُورًا

Ve yenkalibu ila ehlihi mesrura.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve mesrur olarak ehline gider

Süleyman Ateş

Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.

10 Ayet

وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاءَ ظَهْرِهِ

Ve emma men utiye kitabehu verae zahrih.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve amma kitabı "arkasından" verilen

Süleyman Ateş

Kimin Kitabı arka tarafından verilirse.

11 Ayet

فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا

Fe sevfe yed'u subura.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.

Elmalılı Hamdi Yazır

helak! diye çağırır

Süleyman Ateş

O, ölümü çağıracak,

12 Ayet

وَيَصْلَىٰ سَعِيرًا

Ve yasla saira.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: "Mahvoldum" diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Saıyre yaslanır

Süleyman Ateş

Ve alevli ateşe girecektir.

13 Ayet

إِنَّهُ كَانَ فِي أَهْلِهِ مَسْرُورًا

İnnehu kane fi ehlihi mesrura.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Çünkü o, dünyada, adamlarının yanında iken zevk içindeydi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü o ehlinde mesrur idi

Süleyman Ateş

Çünkü o, (dünyada) ailesi arasında (şımarık ve) sevinçli idi.

14 Ayet

إِنَّهُ ظَنَّ أَنْ لَنْ يَحُورَ

İnnehu zanne en len yahur.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Zira; o, bir daha dirilip dönmeyeceğini sanmıştı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü hiç inkılab görmiyecek sanmıştı

Süleyman Ateş

O, hiç (Rabbine) dönmeyeceğini sanmıştı.

15 Ayet

بَلَىٰ إِنَّ رَبَّهُ كَانَ بِهِ بَصِيرًا

Bela, inne rabbehu kane bihi basira.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Bilin ki, Rabbi onu şüphesiz görmekteydi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır, çünkü rabbı onu gözetiyordu

Süleyman Ateş

Hayır, Rabbi O'nu görmekte idi.

16 Ayet

فَلَا أُقْسِمُ بِالشَّفَقِ

Fe la uksimu biş şefak.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Akşamın alaca karanlığına and olsun;

Elmalılı Hamdi Yazır

İmdi kasem ederim o şefaka

Süleyman Ateş

Yoo, and içerim; akşamın alaca karanlığına,

17 Ayet

وَاللَّيْلِ وَمَا وَسَقَ

Vel leyli ve ma vesak.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Geceye ve gecenin içinde olan şeylere and olsun;

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve geceye ve derlediğine

Süleyman Ateş

Geceye ve (gecenin bağrında) topladığı şeylere,

18 Ayet

وَالْقَمَرِ إِذَا اتَّسَقَ

Vel kameri izet tesak.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Dolunay halindeki aya and olsun ki:

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve derlendiği zaman o Aya

Süleyman Ateş

Değirmileşen aya,

19 Ayet

لَتَرْكَبُنَّ طَبَقًا عَنْ طَبَقٍ

Le terkebunne tabakan an tabakın.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Şüphesiz siz bir durumdan diğerine uğratılacaksınız. (tabakadan tabakaya bineceksiniz)

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki sizler binip binip gececeksiniz elbette tabakadan tabakaya

Süleyman Ateş

Ki, siz, mutlaka tabakadan tabakaya bineceksiniz!

20 Ayet

فَمَا لَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

Fe ma lehum la yu'minun.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Onlara ne oluyor da inanmıyorlar?

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde onlara ne var ki iyman eylemezler?

Süleyman Ateş

Onların nesi var ki inanmıyorlar?

21 Ayet

وَإِذَا قُرِئَ عَلَيْهِمُ الْقُرْآنُ لَا يَسْجُدُونَ ۩

Ve iza kurıe aleyhimul kur'anu la yescudun.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Onlara Kuran okunduğu zaman neden secde etmiyorlar?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve karşılarında Kur'an okunduğu vakıt secde etmezler?

Süleyman Ateş

Kendilerine Kur'an okunduğu zaman secde etmiyorlar?

22 Ayet

بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا يُكَذِّبُونَ

Belillezine keferu yukezzibun.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Aksine, inkarcılar yalanlıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hatta o küfr edenler tekzib ederler

Süleyman Ateş

Tersine o nankörler yalanlıyorlar.

23 Ayet

وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا يُوعُونَ

Vallahu a'lemu bima yuun.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Oysa, Allah, onların sakladıklarını çok iyi bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki Allah içlerindekini biliyor

Süleyman Ateş

Allah onların, içlerinde gizledikleri (düşünceleri) biliyor.

24 Ayet

فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Fe beşşirhum bi azabin elim.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Onlara can yakıcı azabı müjde et.

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için onlara elim bir azab müjdele

Süleyman Ateş

Onlara acı bir azabı müjdele.

25 Ayet

إِلَّا الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍ

İllellezine amenu ve amilus salihati lehum ecrun gayru memnun.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yalnız, inanıp yararlı işler işleyenlere, onlara, kesintisiz ecir vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak iyman edip Salih ameller yapanlar başka onlara tükenmez bir ecir var

Süleyman Ateş

Ancak inanıp yararlı işler yapan kimseler için kesintisiz bir mükafat vardır.