بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ الْقَارِعَةُ
El kariah.
Gürültü koparacak olan
O karia
Çarpan olay!
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ الْقَارِعَةُ
El kariah.
Gürültü koparacak olan
O karia
Çarpan olay!
مَا الْقَارِعَةُ
Mel kariah.
Nedir o gürültü koparacak olan?
Nedir o karia?
Nedir o çarpan olay?
وَمَا أَدْرَاكَ مَا الْقَارِعَةُ
Ve ma edrake mel kariah.
O gürültü koparacak olanın ne olduğunu sen bilir misin?
Ne bildirdi ki sana; nedir o karia?
O çarpan olayın ne olduğunu sen nereden bileceksin?
يَوْمَ يَكُونُ النَّاسُ كَالْفَرَاشِ الْمَبْثُوثِ
Yevme yekunun nasu kel feraşil mebsus.
O gün insanlar, ateş etrafında çırpınıp dökülen pervaneye dönecekler.
O gün ki nas çırpınıp yayılan pervaneler gibi olacak
O gün insanlar, yayılmış pervaneler gibi olur(lar).
وَتَكُونُ الْجِبَالُ كَالْعِهْنِ الْمَنْفُوشِ
Ve tekunul cibalu kel ıhnil menfuş.
Dağlar, atılmış renkli yüne benzeyecekler.
Dağlar da didilmiş elvan yünler gibi atılacaktır
Dağlar atılmış renkli yün gibi olur.
فَأَمَّا مَنْ ثَقُلَتْ مَوَازِينُهُ
Fe emma men sekulet mevazinuh.
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
İşte o vakıt miyzanları ağır basan kimse
Kimin tartıları ağır gelirse,
فَهُوَ فِي عِيشَةٍ رَاضِيَةٍ
Fe huve fi işetin radiyeh.
Ama tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
O artık hoşnud bir hayattadır
O, memmun edici bir hayat içindedir.
وَأَمَّا مَنْ خَفَّتْ مَوَازِينُهُ
Ve emma men haffet mevazinuh.
Tartıları hafif gelenler ise,
Fakat miyzanları hafif gelen kimse
Kimin tartıları hafif gelirse,
فَأُمُّهُ هَاوِيَةٌ
Fe ummuhu haviyeh.
Onların yeri bir çukurdur.
O vakıt onun anası haviyedir
Onun anası (bağrına atılacağı) haviye(uçurum)dur.
وَمَا أَدْرَاكَ مَا هِيَهْ
Ve ma edrake mahiyeh.
O çukurun ne olduğunu sen bilir misin?
Ve bildin mi haviye nedir
Onun ne olduğunu sen nereden bileceksin?
نَارٌ حَامِيَةٌ
Narun hamiyeh.
O, kızgın bir ateştir.
Kızışmış bir ateş
Kızgın bir ateştir!