بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
📖 99 Ayet
📍 Mekki
🔢 Sıra: 15
1
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ الر ۚ تِلْكَ آيَاتُ الْكِتَابِ وَقُرْآنٍ مُبِينٍ
Elif lam ra tilke ayatul kitabi ve kur'anin mubin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Elif, Lam, Ra. Bunlar Kitap'ın ve apaçık olan Kuran'ın ayetleridir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elif, Lam, Ra, bu işte kitabın ve bir Kur'anı mübinin ayetleri.
Süleyman Ateş
Elif lam ra. Şunlar Kitabın ve apaçık Kur'an'ın ayetleridir.
2
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
رُبَمَا يَوَدُّ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِمِينَ
Rubema yeveddullezine keferu lev kanu muslimin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İnkar edenler, keşke müslüman olsaydık temennisinde bulunacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir zeman olur küfredenler arzu çekerler ki müsliman olsa idiler
Süleyman Ateş
Bir zaman gelir ki nankörlük edenler, "Keşke müslüman olsaydılar" diye arzu ederler.
3
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْأَمَلُ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Zerhum ye'kulu ve yetemetteu ve yulhihimul emelu fe sevfe ya'lemun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bırak onları yesinler, zevk alsınlar; ümit onları avundursun; ilerde öğrenecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bırak onları yesinler içsinler, zevketsinler, emel, kendilerini eğliye dursun, sonra bilecekler
Süleyman Ateş
Bırak onlar yesinler, eğlensinler; arzu onları oyalasın. Yakında (yaptıklarının kötü sonucunu) bileceklerdir.
4
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَمَا أَهْلَكْنَا مِنْ قَرْيَةٍ إِلَّا وَلَهَا كِتَابٌ مَعْلُومٌ
Ve ma ehlekna min karyetin illa ve leha kitabun ma'lum.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yok ettiğimiz herhangi bir kasabanın elbette belli bir yazısı vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz hiç bir memleketi her halde ma'lum bir yazısı olmaksızın helak etmedik
Süleyman Ateş
Biz hiçbir kenti yok etmedik ki, onun mutlaka bilinen bir yazısı olmasın (helak ettiğimiz her ülkenin yazılmış, tesbit edilmiş bir süresi vardır. O süre dolunca onları yok etmişizdir).
5
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
مَا تَسْبِقُ مِنْ أُمَّةٍ أَجَلَهَا وَمَا يَسْتَأْخِرُونَ
Ma tesbiku min ummetin eceleha ve ma yeste'hırun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hiçbir ümmet kendi süresini öne alamaz, geciktiremez de.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hiç bir ümmet ecelini ne sebkeder ne de geriletebilirler
Süleyman Ateş
Hiçbir millet ne süresini geçebilir, ne de (ondan) geri kalır (her kavim mutlaka, kendileri için belirtilmiş sürede helak olur).
6
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَقَالُوا يَا أَيُّهَا الَّذِي نُزِّلَ عَلَيْهِ الذِّكْرُ إِنَّكَ لَمَجْنُونٌ
Ve kalu ya eyyuhellezi nuzzile aleyhiz zikru inneke le mecnun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de ey o kendisine zikr indirilmiş olan, dediler: mutlaka sen mecnunsun!
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Ey kendisine Zikir (Kitap) indirilmiş olan, sen mutlaka cinlenmişsin!"
7
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
لَوْ مَا تَأْتِينَا بِالْمَلَائِكَةِ إِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقِينَ
Lev ma te'tina bil melaiketi in kunte minas sadıkin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlar: "Ey kendisine Kitap indirilen kimse! Sen mutlaka delisin. Doğrulardan isen melekleri bize getirsene" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Getirsena o Melaikeyi sadıklardan isen!
Süleyman Ateş
Eğer doğrulardansan, bize melekleri getirsene!
8
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
مَا نُنَزِّلُ الْمَلَائِكَةَ إِلَّا بِالْحَقِّ وَمَا كَانُوا إِذًا مُنْظَرِينَ
Ma nunezzilul melaikete illa bil hakkı ve ma kanu izen munzarin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz melekleri ancak gerekince indiririz. O takdirde de ceza görecekler asla geri bırakılmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz o Melaikeyi ancak hakkile indiririz ve o vakıt onlara göz açtırılmaz
Süleyman Ateş
Biz, melekleri ancak hak ile (hikmet gereğince) indiririz, o zaman da kendilerine asla göz açtırılmaz, (derhal işleri bitirilir, mahvolup giderler).
9
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَإِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
İnna nahnu nezzelnez zikre ve inna lehu le hafizun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette Biziz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şüphe yok o zikri biz indirdik biz, her halde biz onu muhafaza da edeceğiz
Süleyman Ateş
O Zikri (Kitap)ı biz indirdik biz; ve O'nun koruyucusu da elbette biziz!
10
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ فِي شِيَعِ الْأَوَّلِينَ
Ve le kad erselna min kablike fi şiyaıl evvelin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, senden önce çeşitli ümmetlere peygamber göndermiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için senden önce evvelkilerin şiaları içinde de Resuller gönderdik
Süleyman Ateş
Andolsun, senden önceki milletlerin kolları içine de elçiler gönderdik.
11
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَمَا يَأْتِيهِمْ مِنْ رَسُولٍ إِلَّا كَانُوا بِهِ يَسْتَهْزِئُونَ
Ve ma ye'tihim min resulin illa kanu bihi yestehziun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara gelen her peygamberi alaya alıyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onlara hiç bir Resul gelmiyordu ki onunla istihza eder olmasınlar
Süleyman Ateş
Onlara hiçbir elçi gelmezdi ki, onunla alay etmesinler.
12
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
كَذَٰلِكَ نَسْلُكُهُ فِي قُلُوبِ الْمُجْرِمِينَ
Kezalike neslukuhu fi kulubil mucrimin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz ona mücrimlerin kalblerinde böyle bir süluk veririz
Süleyman Ateş
İşte biz o(Tanrı Zikri)ni suçluların kalblerine böyle sokarız.
13
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
لَا يُؤْمِنُونَ بِهِ ۖ وَقَدْ خَلَتْ سُنَّةُ الْأَوَّلِينَ
La yu'minune bihi ve kad halet sunnetul evvelin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Aynı şekilde biz de Kitap'ı suçluların kalblerine sokarız, ama ona yine de inanmazlar. Oysa kendilerinden öncekilerin uğradıkları meydandadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona iyman etmezler, halbuki önlerinde evvelkilerin sünneti geçmiştir
Süleyman Ateş
Kendilerinden öncekilerin sünneti (inkarcıların mahvedileceği yasası) geçtiği halde yine de ona inanmazlar.
14
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَوْ فَتَحْنَا عَلَيْهِمْ بَابًا مِنَ السَّمَاءِ فَظَلُّوا فِيهِ يَعْرُجُونَ
Ve lev fetahna aleyhim baben mines semai fe zallu fihi ya'rucun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
(14-15) Üzerlerine Semadan bir kapı açsak da orada uruc ediyor olsalar, diyeceklerdi ki her halde gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyüye tutulmuş bir kavmiz.
Süleyman Ateş
Onlara gökten bir kapı açsak da oraya çıkacak olsalardı:
15
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
لَقَالُوا إِنَّمَا سُكِّرَتْ أَبْصَارُنَا بَلْ نَحْنُ قَوْمٌ مَسْحُورُونَ
Le kalu innema sukkiret ebsaruna bel nahnu kavmun meshurun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara gökten bir kapı açsak da, oradan çıkmağa koyulsalar: "Gözlerimiz döndü, biz herhalde büyülendik" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
(14-15) Üzerlerine Semadan bir kapı açsak da orada uruc ediyor olsalar, diyeceklerdi ki her halde gözlerimiz döndürüldü, belki biz büyüye tutulmuş bir kavmiz.
Süleyman Ateş
Herhalde gözlerimiz döndürüldü, biz büyülenmiş bir topluluğuz, derlerdi.
16
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ
Ve le kad cealna fis semai burucen ve zeyyennaha lin nazırin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için biz Semada burclar yaptık ve onu ehli nazar için tezyin eyledik
Süleyman Ateş
Andolsun biz, gökte burçlar yaptık. Ve onu bakanlar için süsledik.
17
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَحَفِظْنَاهَا مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ رَجِيمٍ
Ve hafıznaha min kulli şeytanin recim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onları, kovulmuş her şeytandan koruduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem onu her "şeytanirracim" den hıfz ettik.
Süleyman Ateş
Ve onu, her recim (taşlanmış, kovulmuş uydurma sözler atan) şeytandan koruduk.
18
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِلَّا مَنِ اسْتَرَقَ السَّمْعَ فَأَتْبَعَهُ شِهَابٌ مُبِينٌ
İlla menisterakas sem'a fe etbeahu şihabun mubin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Fakat kulak hırsızlığı yapan olursa, parlak bir ateş onu kovalar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak kulak hırsızlığı eden olur, onu da parlak bir şihab ta'kıb etmektedir
Süleyman Ateş
Ancak kulak hırsızlığı eden olursa, onu da parlak bir ışın kovalar.
19
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَالْأَرْضَ مَدَدْنَاهَا وَأَلْقَيْنَا فِيهَا رَوَاسِيَ وَأَنْبَتْنَا فِيهَا مِنْ كُلِّ شَيْءٍ مَوْزُونٍ
Vel arda medednaha ve elkayna fiha revasiye ve enbetna fiha min kulli şey'in mevzun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yeri yaydık, oraya sabit dağlar yerleştirdik, orada her şeyi bir ölçüye göre bitirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Arzı meddettik ve ona ağır baskılar bıraktık ve onda mevzun her şeyden bitirdik,
Süleyman Ateş
Arzı da yaydık, oraya sağlam dağlar attık ve orada ölçülü mütenasib şeyler bitirdik.
20
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَجَعَلْنَا لَكُمْ فِيهَا مَعَايِشَ وَمَنْ لَسْتُمْ لَهُ بِرَازِقِينَ
Ve cealna lekum fiha meayişe ve men lestum lehu bi razıkin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Orada sizin ve rızık veremeyeceğiniz kimseler için geçimlikler meydana getirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
hem sizin için, hem sizin razikı olmadığınız kimseler için onda geçimlikler husule getirdik
Süleyman Ateş
Orada sizin için ve (beslediğinizi sandığınız, fakat aslında) sizin beslemediğiniz kimseler için geçimlikler var ettik.
21
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا عِنْدَنَا خَزَائِنُهُ وَمَا نُنَزِّلُهُ إِلَّا بِقَدَرٍ مَعْلُومٍ
Ve in min şey'in illa indena hazainuhu ve ma nunezziluhu illa bi kaderin ma'lum.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hazinesi Bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Biz onu ancak belli bir ölçüye göre indiririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hiç bir şey yoktur ki bizim yanımızda hazineleri olmasın, fakat biz, onu ancak ma'lüm bir mıkdar ile indiririz
Süleyman Ateş
Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri, bizim yanımızda olmasın, ama biz onu, bilinen bir miktar ile indiririz.
22
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَأَرْسَلْنَا الرِّيَاحَ لَوَاقِحَ فَأَنْزَلْنَا مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَأَسْقَيْنَاكُمُوهُ وَمَا أَنْتُمْ لَهُ بِخَازِنِينَ
Ve erselner riyaha levakıha fe enzelna mines semai maen fe eskaynakumuh, ve ma entum lehu bi hazinin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Rüzgarları aşılayıcı olarak gönderdik; yukarıdan su indirdik de sizi onunla suladık. Yoksa siz onu toplayamazdınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de aşılayıcı rüzgarlar gönderdik de Semadan bir kadrile bir su indirip sizi onunla suvardık, onu hazinelerde tutan siz değilsiniz
Süleyman Ateş
Rüzgarları, aşılayıcı olarak gönderdik de gökten su indirdik, böylece sizi suladık. Onu depolayan siz değilsiniz.
23
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِنَّا لَنَحْنُ نُحْيِي وَنُمِيتُ وَنَحْنُ الْوَارِثُونَ
Ve inna le nahnu nuhyi ve numitu ve nahnul varisun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Doğrusu dirilten ve öldüren Biziz; hepsinin gerisinde de Biz kalırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde biz, mutlak hem bir hayat veririz hem öldürürüz, hepsine varis de biziz
Süleyman Ateş
Biziz, elbette biz ki, yaşatır, öldürürüz; gerçek varis olan da biziz (her faninin mülkü bize geçer. Ölmeyen, daima kalan yalnız biziz).
24
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَقْدِمِينَ مِنْكُمْ وَلَقَدْ عَلِمْنَا الْمُسْتَأْخِرِينَ
Ve le kad alimnel mustakdimine minkum ve le kad alimnel muste'hırin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, sizden önce geçenleri biliriz; and olsun ki, geri kalanları da biliriz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kasem olsun ki içinizden öne geçmek istiyenler de ma'lumumuz, geri kalmak istiyenler de ma'lumumuz
Süleyman Ateş
Andolsun, sizden önce geçenleri de bildik, sonra gelenleri de bildik.
25
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحْشُرُهُمْ ۚ إِنَّهُ حَكِيمٌ عَلِيمٌ
Ve inne rabbeke huve yahşuruhum, innehu hakimun alim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Doğrusu Rabbin onları diriltip bir araya getirecektir. Şüphesiz O Hakim'dir, Herşeyi Bilen'dir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve hakıkat rabbın o, onları hep haşredecek, hakıkat o, hakimdir, alimdir
Süleyman Ateş
Gerçekten onları toplayacak olan, Rabbindir. O hükümdardır bilendir.
26
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ
Ve le kad halaknel insane min salsalin min hamein mesnun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, insanı kuru balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Filhakika biz insanı bir "salsal" den, mesnun bir balçıktan yarattık
Süleyman Ateş
Andolsun biz insanı pişmemiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.
27
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَالْجَانَّ خَلَقْنَاهُ مِنْ قَبْلُ مِنْ نَارِ السَّمُومِ
Vel canne halaknahu min kablu min naris semum.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Cinleri de, daha önce, dumansız ateşten yarattık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Cann, onu da bundan evvel "narissemum"dan yaratmıştık
Süleyman Ateş
Cinne gelince onu da (insandan) daha önce, (vücudun gözeneklerine) nüfuz eden kavurucu ateşten yarattık.
28
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلَائِكَةِ إِنِّي خَالِقٌ بَشَرًا مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ
Ve iz kale rabbuke lil melaiketi inni halikun beşeren min salsalin min hamein mesnun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve düşün o vaktı ki Rabbın Melaikeye: ben, demişti: salsalden, mesnun bir balçıktan bir beşer halkedeceğim.
Süleyman Ateş
Bir zaman Rabbin meleklere demişti ki: "Ben kupkuru çamurdan, değişken balçıktan bir insan yaratacağım!"
29
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَإِذَا سَوَّيْتُهُ وَنَفَخْتُ فِيهِ مِنْ رُوحِي فَقَعُوا لَهُ سَاجِدِينَ
Fe iza sevveytuhu ve nefahtu fihi min ruhi fekau lehu sacidin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
'Rabbin meleklere: "Ben, balçıktan, işlenebilen kara topraktan bir insan yaratacağım. Onu yapıp ruhumdan üflediğimde ona secdeye kapanın" demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Binaenaleyh onu tesviye ettiğim ve içine ruhumdan nefheylediğim vakıt derhal onun için secdeye kapanın
Süleyman Ateş
Onu düzenle(yip insan şekline koydu)ğum ve ona ruhumdan üflediğim zaman hemen ona secdeye kapanın!
30
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَسَجَدَ الْمَلَائِكَةُ كُلُّهُمْ أَجْمَعُونَ
Fe secedel melaiketu kulluhum ecmaun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun üzerine Melaike, hepsi toptan secde ettiler
Süleyman Ateş
Meleklerin hepsi topluca secde ettiler.
31
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِلَّا إِبْلِيسَ أَبَىٰ أَنْ يَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ
İlla iblis, eba en yekune meas sacidin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunun üzerine, İblis'in dışında bütün melekler hemen secde ettiler. O, secde edenlerle beraber olmaktan çekindi.
Elmalılı Hamdi Yazır
ancak İblis secde edenlerle beraber olmaktan iba eyledi
Süleyman Ateş
Yalnız İblis, secde edenlerle beraber olmayı kabul etmedi.
32
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ يَا إِبْلِيسُ مَا لَكَ أَلَّا تَكُونَ مَعَ السَّاجِدِينَ
Kale ya iblisu ma leke ella tekune meas sacidin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah: "Ey İblis! Secde edenlerle beraber olmaktan seni alıkoyan nedir?" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya İblis, dedi: sen neye secde edenlerle beraber olmadın?
Süleyman Ateş
(Allah): "Ey İblis, nen var ki, sen secde edenlerle beraber olmadın?" dedi.
33
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ لَمْ أَكُنْ لِأَسْجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقْتَهُ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ
Kale lem ekun li escude li beşerin halaktehu min salsalin min hamein mesnun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O: "Balçıktan, işlenebilen kara topraktan yarattığın insana secde edemem" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Benim, dedi: bir salsalden, bir mesnun balçıktan yarattığın bir beşere secde etmem kabil değildir
Süleyman Ateş
(İblis): "Ben bir çamurdan, değişken bir balçıktan yarattığın insana secde edemem!" dedi.
34
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ فَاخْرُجْ مِنْهَا فَإِنَّكَ رَجِيمٌ
Kale fahruc minha fe inneke recim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde, dedi: çık oradan çünkü sen racimsin
Süleyman Ateş
(Allah): "Öyleyse çık oradan (meleklerin içinden çık), dedi, çünkü sen kovuldun!"
35
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِنَّ عَلَيْكَ اللَّعْنَةَ إِلَىٰ يَوْمِ الدِّينِ
Ve inne aleykel la'nete ila yevmid din.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Öyleyse defol oradan, sen artık kovulmuş birisin. Doğrusu hesap gününe kadar lanet sanadır" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bu la'net ceza gününe kadar üzerindedir
Süleyman Ateş
Ta ceza gününe kadar üzerine la'net edilecektir!
36
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ رَبِّ فَأَنْظِرْنِي إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ
Kale rabbi fe enzırni ila yevmi yub'asun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Rabbim! Beni hiç olmazsa, tekrar dirilecekleri güne kadar ertele" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbım! dedi, öyle ise bana onların ba's olunacakları güne kadar mühlet ver
Süleyman Ateş
(İblis): "Rabbim, dedi bari tekrar dirilecekleri güne kadar beni(m canımı almayı) ertele!"
37
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ فَإِنَّكَ مِنَ الْمُنْظَرِينَ
Kale fe inneke minel munzarin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
(37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lum gününe kadar mühlet verilenlerdensin
Süleyman Ateş
(Allah): "Haydi, dedi, sen ertelenmişlerdensin!"
38
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِلَىٰ يَوْمِ الْوَقْتِ الْمَعْلُومِ
İla yevmil vaktil ma'lum.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah: "Sen, bilinen gün gelene kadar bırakılanlardansın" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
(37-38) Haydi dedi: sen vakti ma'lum gününe kadar mühlet verilenlerdensin
Süleyman Ateş
O bilinen vaktin gününe kadar!
39
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ رَبِّ بِمَا أَغْوَيْتَنِي لَأُزَيِّنَنَّ لَهُمْ فِي الْأَرْضِ وَلَأُغْوِيَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ
Kale rabbi bi ma agveyteni le uzeyyinenne lehum fil ardı ve le ugviyennehum ecmein.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbım, dedi: beni azdırmana kasem ederim ki her halde ben onlar için Arzda tezyinat yapacağım ve hepsini iğva edeceğim
Süleyman Ateş
(İblis): "Rabbim, dedi, beni azdırmandan ötürü andolsun ki, ben de yer yüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini azdıracağım.
40
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصِينَ
İlla ıbadeke minhumul muhlasin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Rabbim! Beni saptırdığın için, and olsun ki yeryüzünde fenalıkları onlara güzel göstereceğim; halis kıldığın kulların bir yana, onların hepsini saptıracağım" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak içlerinden ıhlas verilen kulların müstesna
Süleyman Ateş
Ancak içlerinden kendilerine ihlas verilen kulların hariç. (Benim azdırmam, onları etkilemez.)
41
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ هَٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَقِيمٌ
Kale haza sıratun aleyye mustekim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu, dedi: bir cadde "teahhüd ederim" dosdoğru
Süleyman Ateş
(Allah) buyurdu ki: "İşte bana varan doğru yol budur."
42
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّ عِبَادِي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ إِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوِينَ
İnne ıbadi leyse leke aleyhim sultanun illa menittebeake minel gavin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
'Allah şöyle dedi: "Benim gerekli kıldığım dosdoğru yol budur; kullarımın üzerinde senin bir nüfuzun olamaz. Ancak sana uyan sapıklar bunun dışındadır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Hakıkat o kullarım, senin onlar üzerine bir sultan yoktur, ancak azgınlardan sana uyanlar başka
Süleyman Ateş
Benim halis kullarıma karşı senin bir gücün yoktur. Ancak sana uyan azgınlar(ı azdırabilirsin).
43
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ أَجْمَعِينَ
Ve inne cehenneme le mev'ıduhum ecmain.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Ve Cehennem onların hepsinin toplanacağı yerdir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Elbet bunların da hepsinin mevıdleri şüphesiz Cehennem
Süleyman Ateş
Cehennem o (şeytana uya)nların hepsinin buluşma yeridir.
44
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
لَهَا سَبْعَةُ أَبْوَابٍ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ
Leha seb'atu ebvab, likulli babin minhum cuz'un maksum.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri ayrılmış bir kısım vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun yedi kapısı vardır, her kapıya onlardan bir cüz'i maksum
Süleyman Ateş
Onun yedi kapısı vardır. Her kapıya, onlardan bir bölüm ayrılmıştır.
45
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍ
İnnel muttekine fi cennatin ve uyun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar ise, cennetlerde, pınar başlarındadırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elbette müttekıyler, Cennetler, pınarlar içinde
Süleyman Ateş
(Şeytana uymaktan, küfür ve isyandan) korunanlar ise cennetlerde, pınar başlarındadırlar.
46
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
ادْخُلُوهَا بِسَلَامٍ آمِنِينَ
Udhuluha bi selamin aminin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Oraya güven içinde, esenlikle girin" denilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Girin onlara selametle emin emin
Süleyman Ateş
(Onlara): "Oraya esenlikle, güven içinde girin!" (denilir).
47
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَنَزَعْنَا مَا فِي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ إِخْوَانًا عَلَىٰ سُرُرٍ مُتَقَابِلِينَ
Ve neza'na ma fi sudurihim min gıllin ıhvanen ala sururin mutekabilin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz onların gönüllerinde olan kini çıkardık, artık onlar sedirler üzerinde karşılıklı oturan kardeşlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sinelerindeki kinleri soymuşuzdur da ıhvan olarak köşkler üzere karşı karşıya otururlar
Süleyman Ateş
Onların göğüslerindeki kini çıkarıp atmışızdır; (hepsi) kardeşler olarak divanlar üzerinde karşı karşıya oturur (sohbet eder)ler.
48
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
لَا يَمَسُّهُمْ فِيهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَجِينَ
La yemessuhum fiha nasabun ve ma hum minha bi muhrecin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlar orada bir yorgunluk hissetmezler. Oradan çıkarılacak da değillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Orada kendilerine hiç bir zahmet dokunmaz, onlar oradan çıkarılacak da değildirler
Süleyman Ateş
Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
49
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
۞ نَبِّئْ عِبَادِي أَنِّي أَنَا الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Nebbi' ibadi enni enel gafurur rahim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
Elmalılı Hamdi Yazır
Haber ver kullarıma ki hakıkat ben, benim öyle gafur, öyle rahim
Süleyman Ateş
(Ey Muhammed), kullarıma haber ver: İşte ben öyle bağışlayan, öyle esirgeyenim.
50
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَأَنَّ عَذَابِي هُوَ الْعَذَابُ الْأَلِيمُ
Ve enne azabi huvel azabul elim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kullarıma Benim bağışlayan, merhamet eden olduğumu, azabımın can yakıcı bir azap olduğunu haber ver.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber azabım da azabı elim
Süleyman Ateş
Fakat benim azabım da çok acı bir azabdır.
51
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ إِبْرَاهِيمَ
Ve nebbi'hum an dayfi ibrahim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara İbrahim'in konuklarını da anlat:
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem onlara İbrahimin müsafirlerinden bahs et
Süleyman Ateş
Onlara İbrahim'in konuklarından haber ver;
52
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًا قَالَ إِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ
İz dehalu aleyhi fe kalu selama, kale inna minkum vecilun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakıt ki yanına girdiler de, selam dediler, biz dedi: sizden cidden korkuyoruz
Süleyman Ateş
Onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi. O da: "Biz sizden korkuyoruz." dedi.
53
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالُوا لَا تَوْجَلْ إِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَلِيمٍ
Kalu la tevcel inna nubeşşiruke bi gulamin alim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Korkma, dediler: biz sana alim bir oğul tebşir ediyoruz
Süleyman Ateş
Korkma dediler, biz sana bilgin bir çocuk(un olacağını) müjdeleriz!
54
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِي عَلَىٰ أَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ
Kale e beşşertumuni ala en messeniyel kiberu fe bime tubeşşirun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:
Elmalılı Hamdi Yazır
Beni mi, dedi: tebşir ettiniz? Bana ihtiyarlık gelib çatmışken, artık beni ne suretle tebşir edersiniz?
Süleyman Ateş
Bana ihtiyarlık dokunduktan sonra mı beni müjdelediniz? Ne tuhaf bir şey ile müjdeliyorsunuz beni? dedi.
55
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِطِينَ
Kalu beşşernake bil hakkı fe la tekun minel kanıtin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Seni dediler: emri hakkile tebşir ettik, onun için ümidi kesenlerden olma
Süleyman Ateş
Sana gerçeği müjdeledik, umut kesenlerden olma! dediler. They said: We bring thee good tidings in truth. So be not thou of the despairing.
56
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّهِ إِلَّا الضَّالُّونَ
Kale ve men yaknetu min rahmeti rabbihi illad dallun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbının rahmetinden, dedi: sapkınlardan başka kim ümidi keser?
Süleyman Ateş
Sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umut keser? dedi.
57
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ فَمَا خَطْبُكُمْ أَيُّهَا الْمُرْسَلُونَ
Kale fe ma hatbukum eyyuhel murselun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Ey mürseller, dedi: bunu müteakıb me'muriyyetiniz nedir?
Süleyman Ateş
(İbrahim gelenlerin Hak elçileri melekler olduklarını anlayınca): "Ey elçiler, dedi, işiniz nedir?"
58
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالُوا إِنَّا أُرْسِلْنَا إِلَىٰ قَوْمٍ مُجْرِمِينَ
Kalu inna ursilna ila kavmin mucrimin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
Elmalılı Hamdi Yazır
Haberin olsun dediler: biz mücrim bir kavme gönderildik
Süleyman Ateş
Biz suç işleyen bir kavme gönderildik, dediler.
59
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِلَّا آلَ لُوطٍ إِنَّا لَمُنَجُّوهُمْ أَجْمَعِينَ
İlla ale lut, inna le muneccuhum ecma'in.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak ali Lut müstesna biz onların hepsini behemehal kurtaracağız
Süleyman Ateş
Yalnız Lut ailesi suçlu değildir. Biz onların hepsini kurtaracağız."
60
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِلَّا امْرَأَتَهُ قَدَّرْنَا ۙ إِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِرِينَ
İllemre'etehu kadderna inneha le minel gabirin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şöyle cevap vermişlerdi: "Biz şüphesiz suçlu bir millete gönderildik. Lut'un ailesi bunun dışındadır. Karısı hariç hepsini kurtaracağız. Karısının geride kalanlardan olmasını gerekli bulduk."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak karısını takdir ettik o muhakkak kalacaklardandır
Süleyman Ateş
Ancak karısı hariç. Onun da (suçlularla beraber) kalanlardan olmasını uygun gördük.
61
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَلَمَّا جَاءَ آلَ لُوطٍ الْمُرْسَلُونَ
Fe lemma cae ale lutınil murselun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine vakta ki ali Luta mürseller geldiler
Süleyman Ateş
Elçiler Lut ailesine geldiklerinde:
62
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ
Kale innekum kavmun munkerun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Elçiler Lut'un ailesine gelince, Lut: "Doğrusu siz tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Siz, dedi: cidden ürkülecek bir kavmsiniz
Süleyman Ateş
(Lut): "Siz hiç tanınmamış kimselersiniz!" dedi.
63
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا فِيهِ يَمْتَرُونَ
Kalu bel ci'nake bi ma kanu fihi yemterun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"
64
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَأَتَيْنَاكَ بِالْحَقِّ وَإِنَّا لَصَادِقُونَ
Ve eteynake bil hakkı ve inna le sadikun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve sana emri hakkile geldik, emin ol biz sadıklarız
Süleyman Ateş
Sana gerçeği getirdik, biz elbette doğru söyleyenleriz!
65
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِنَ اللَّيْلِ وَاتَّبِعْ أَدْبَارَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنْكُمْ أَحَدٌ وَامْضُوا حَيْثُ تُؤْمَرُونَ
Fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli vettebı' edbarehum ve la yeltefit minkum ehadun vamdu haysu tu'merun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Biz sana sadece şüphe edip durdukları azabı getirdik. Sana gerçekle geldik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz. Artık, geceleyin bir ara, aileni yola çıkar, sen de arkalarından git; hiçbiriniz arkaya bakmasın; emrolunduğunuz yere doğru yürüyün" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hemen gecenin bir kısmında ehlini yürüt ve sen arkalarından git ve içinizden hiç bir kimse ardına bakmasın, emrolunduğunuz yere geçin gidin
Süleyman Ateş
Hemen gecenin bir parçasında aileni yürüt, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse ardına dönüp bakmasın. Emredildiğiniz yere gidin!
66
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَقَضَيْنَا إِلَيْهِ ذَٰلِكَ الْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَٰؤُلَاءِ مَقْطُوعٌ مُصْبِحِينَ
Ve kadayna ileyhi zalikel emre enne dabire haulai maktuun musbihin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Böylece Lut'a bunların sonlarının kesilmiş olarak sabahlıyacaklarını bildirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ona kat'i olarak şu emri vahyettik: sabaha çıkarlarken şunların arkaları kat'iyyen kesilecek
Süleyman Ateş
Ona: "Şunlar sabaha girerlerken arkaları kesilecektir!" buyruğunu bildirdik.
67
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَجَاءَ أَهْلُ الْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
Ve cae ehlul medineti yestebşirun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şehir halkı, sevinerek geldiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şehir ahalisi de haber alıb keyf içinde gelmişlerdi
Süleyman Ateş
(Lut kavminin oturduğu Sodom) Kent(inin) halkı, (Lut'un genç konuklarını duyup) sevinerek geldiler.
68
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ إِنَّ هَٰؤُلَاءِ ضَيْفِي فَلَا تَفْضَحُونِ
Kale inne haulai dayfi fe la tefdahun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Amanın dedi onlar benim müsafirlerim, artık beni rüsvay etmeyin
Süleyman Ateş
(Lut onlara): "Bunlar benim konuğumdur, dedi, beni mahcubetmeyin!"
69
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَاتَّقُوا اللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ
Vettekullahe ve la tuhzun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Lut: "Bunlar benim konuklarımdır, onlara karşı beni rüsvay etmeyin, Allah'tan korkun, beni utandırmayın" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allahtan korkun, beni utandırmayın
Süleyman Ateş
(Ne olur), Allah'tan korkun, beni rezil etmeyin!
70
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالُوا أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ الْعَالَمِينَ
Kalu e ve lem nenheke anil alemin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Biz sana kimseyi misafir kabul etmeyi yasak etmemiş miydik?" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Seni dediler, alemden nehyetmedikmi?
Süleyman Ateş
Seni alemlerden (başkalarının işine karışmaktan) menetmemiş miydik? dediler.
71
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
قَالَ هَٰؤُلَاءِ بَنَاتِي إِنْ كُنْتُمْ فَاعِلِينَ
Kale haulai benati in kuntum failin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Lut: "Alacaksanız, işte benim kızlarım" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ta şunlar kızlarım, eğer yapacaksanız dedi
Süleyman Ateş
Eğer yapacaksanız, işte kızlarım. dedi.
72
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِي سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ
Le amruke innehum le fi sekretihim ya'mehun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Senin hayatına and olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Resulüm! ömrüne kasem olsun ki hakikaten onlar serhoşlukları içinde ne halt ettiklerini bilmiyorlardı
Süleyman Ateş
Senin ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.
73
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ
Fe ehazethumus sayhatu muşrikin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Tanyeri ağarırken, çığlık onları yakalayıverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken işrak vaktine girdikleri sırada bunları o sayha tutuverdi
Süleyman Ateş
Güneşin doğma zamanına girerlerken korkunç ses onları yakaladı.
74
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَجَعَلْنَا عَالِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِنْ سِجِّيلٍ
Fe cealna aliyeha safileha ve emterna aleyhim hıcareten min siccil.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Memleketlerini alt üst ettik, üzerlerine sert taş yağdırdık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derhal şehirlerinin üstünü altına getiriverdik ve üzerlerine siccilden taşlar yağdırdık
Süleyman Ateş
O kentin üstünü altına getirdik ve üzerlerine de çamurdan pişmiş taşlar yağdırdık.
75
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَاتٍ لِلْمُتَوَسِّمِينَ
İnne fi zalike le ayatin lil mutevessimin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunda, görebilen insanlar için ibretler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
elbette bunda fikr-u firaseti olanlara ayetler var
Süleyman Ateş
Şüphesiz bunda işaretten anlayanlara (nice) ibretler vardır.
76
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُقِيمٍ
Ve inneha le bi sebilin mukim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O şehrin kalıntıları işlek yollar üzerinde hala durmaktadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem o harabe yol üstünde duruyor
Süleyman Ateş
Ve o (kent, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.
77
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَآيَةً لِلْمُؤْمِنِينَ
İnne fi zalike le ayeten lil mu'minin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunda inananlar için ibret vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
elbette bunda iymanı olanlar için bir ayet var
Süleyman Ateş
Elbette bunda inananlar için bir ibret vardır.
78
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِنْ كَانَ أَصْحَابُ الْأَيْكَةِ لَظَالِمِينَ
Ve in kane ashabul eyketi le zalimin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Eykeliler de, şüphesiz zalim kimselerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hakikaten eshabı eyke de zalimler idi
Süleyman Ateş
Gerçekten Eyke halkı da zalim kimselerdi.
79
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُبِينٍ
Fentekamna minhum, ve innehuma le bi imamin mubin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bunun için onlardan da öç aldık. Hala her iki memleket de işlek bir yol üzerindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlardan da intikam aldık, ikisi de apaçık önde bulunuyor
Süleyman Ateş
Onlardan da öcümüzü aldık, her ikisi de (Sodom da, Eyke de) hala (yol üzerinde, gözler) ön(ün) de apaçık durmaktadır.
80
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَابُ الْحِجْرِ الْمُرْسَلِينَ
Ve le kad kezzebe ashabul hıcril murselin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, Hicr halkı peygamberi yalanlamışlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hakikaten eshabı hıcir dahi Peygamberleri tekzib ettiler
Süleyman Ateş
Andolsun Hicr halkı (Semud kavmi) de peygamberleri yalanladılar.
81
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَآتَيْنَاهُمْ آيَاتِنَا فَكَانُوا عَنْهَا مُعْرِضِينَ
Ve ateynahum ayatina fe kanu anha mu'rıdin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara ayetlerimizi verdiğimiz halde, yüz çevirmişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve biz onlara ayetlerimizi vermiştik de ondan i'raz ediyorlardı
Süleyman Ateş
Onlara ayetlerimizi verdik, ama onlardan yüz çeviriyorlardı.
82
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَكَانُوا يَنْحِتُونَ مِنَ الْجِبَالِ بُيُوتًا آمِنِينَ
Ve kanu yanhıtune minel cibali buyuten aminin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Dağlarda, güven içinde olarak evler yontuyorlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Dağlardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlardı
Süleyman Ateş
Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.
83
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَأَخَذَتْهُمُ الصَّيْحَةُ مُصْبِحِينَ
Fe ehazethumus sayhatu musbıhin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sabaha karşı çığlık onları yakalayıverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunları da sabahleyin sayha tutuverdi
Süleyman Ateş
Sabaha girerlerken onları da (o) korkunç ses yakaladı.
84
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَمَا أَغْنَىٰ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَكْسِبُونَ
Fe ma agna anhum ma kanu yeksibun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.
Elmalılı Hamdi Yazır
de o kesb edegeldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı.
Süleyman Ateş
Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.
85
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ ۗ وَإِنَّ السَّاعَةَ لَآتِيَةٌ ۖ فَاصْفَحِ الصَّفْحَ الْجَمِيلَ
Ve ma halaknes semavati vel arda ve ma beynehuma illa bil hakk, ve innes saate le atiyetun fasfehıs safhal cemil.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz, gökleri, yeri ve her ikisi arasında bulunanları gereğince yarattık. Kıyamet günü şüphesiz gelecektir. O halde yumuşak ve iyi davran.
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyle ya biz Samavat-ü Arzı ve mabeynlerini ancak hakkile halkettik ve elbette saat muhakkak gelecek, şimdi sen safh-ı cemil ile muamele et!
Süleyman Ateş
Biz gökleri yeri ve bunlar arasında bulunanları hak ile yarattık; (gerçeğin ortaya çıkacağı) o sa'at, mutlaka gelecektir! Şimdi sen güzel bir hoşgörü ile hareket et.
86
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ الْخَلَّاقُ الْعَلِيمُ
İnne rabbeke huvel hallakul alim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Doğrusu yaratan ve bilen ancak Rabbindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü rabbın o öyle hallak öyle alim
Süleyman Ateş
Yaratan, bilen ancak Rabbindir..
87
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ آتَيْنَاكَ سَبْعًا مِنَ الْمَثَانِي وَالْقُرْآنَ الْعَظِيمَ
Ve le kad ateynake seb'an minel mesani vel kur'anel azim.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, sana daima tekrarlanan yedi ayetli Fatiha'yı ve Kuran-ı Azim'i verdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için sana "seb'ul mesani"'yi ve Kur'anı azımi verdik
Süleyman Ateş
Andolsun sana ikililerden yedi ve bu büyük Kur'an'ı verdik.
88
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
لَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ إِلَىٰ مَا مَتَّعْنَا بِهِ أَزْوَاجًا مِنْهُمْ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَاخْفِضْ جَنَاحَكَ لِلْمُؤْمِنِينَ
La temuddenne ayneyke ila ma metta'na bihi ezvacen minhum ve la tahzen aleyhim vahfıd cenahake lil mu'minin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kafirler içinde bazı kimselere verdiğimiz kat kat servete gözünü dikme, onlara üzülme; inananları kanatların altına al.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sakın o kafirlerden bir takımlarını zevkıyap ettiğimiz şeylere göz atma ve onlara karşı mahzun olma da mü'minlere kanadını indir
Süleyman Ateş
Onlardan bazı çiftlere (sınıflara) verdiğimiz dünyalığa gözlerini dikme ve (sana inanmadıkları için) onlara üzülme. Mü'minlere kanadını indir, (onlara karşı mütevazi, şefkatli davran).
89
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَقُلْ إِنِّي أَنَا النَّذِيرُ الْمُبِينُ
Ve kul inni enen nezirul mubin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
De ki: "Doğrusu ben apaçık bir uyarıcıyım."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve de ki haberiniz olsun; ben o neziri mübin ben
Süleyman Ateş
Ve: "Ben, ancak ben, apaçık bir uyarıcıyım!" de.
90
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
كَمَا أَنْزَلْنَا عَلَى الْمُقْتَسِمِينَ
Ke ma enzelna alel muktesimin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Tıpkı indirdiğimiz gibi o taksimcilere
Süleyman Ateş
(Siz bilirsiniz, inanmazsanız Allah'ın azabı başınıza inecektir.) Tıpkı o bölücülere (veya and içenlere) indirdiğimiz gibi (sizin başınıza da azab indiririz)!
91
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
الَّذِينَ جَعَلُوا الْقُرْآنَ عِضِينَ
Ellezine cealul kur'ane ıdin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
O, Kur'anı kısım kısım tefrık edenlere
Süleyman Ateş
Onlar ki Kur'an'ı bölük bölük ettiler.
92
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَوَرَبِّكَ لَنَسْأَلَنَّهُمْ أَجْمَعِينَ
Fe ve rabbike le nes'elennehum ecmain.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
(92-93) Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız
Süleyman Ateş
Senin Rabbin hakkı için biz onların hepsine mutlaka soracağız:
93
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
عَمَّا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Amma kanu ya'melun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Elmalılı Hamdi Yazır
(92-93) Ki rabbın hakkı için, biz onların hepsine mutlak ve muhakkak soracağız
Süleyman Ateş
Yaptıkları şeylerden.
94
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَاصْدَعْ بِمَا تُؤْمَرُ وَأَعْرِضْ عَنِ الْمُشْرِكِينَ
Fasda' bi ma tu'meru ve a'rıd anil muşrikin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Artık buyrulanı açıkça ortaya koy, puta tapanlara aldırış etme.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şimdi sen her ne ile emrolunuyorsan kafalarına çatlat ve müşriklere aldırma
Süleyman Ateş
Sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle ve ortak koşanlara aldırma.
95
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّا كَفَيْنَاكَ الْمُسْتَهْزِئِينَ
İnna kefeynakel mustehziin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde biz sana o müstehzilerin haklarından geliriz
Süleyman Ateş
O alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
96
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
الَّذِينَ يَجْعَلُونَ مَعَ اللَّهِ إِلَٰهًا آخَرَ ۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Ellezine yec'alune meallahi ilahen ahar, fe sevfe ya'lemun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'la beraber başka bir tanrının bulunduğunu kabul eden alaycılara karşı şüphesiz Biz sana kafiyiz. Yakında ne olduğunu öğreneceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah ile beraber diğer ilah tutan o heriflerin yarın bilirler
Süleyman Ateş
O, Allah ile beraber başka tanrı tutanlar, yakında (yaptıklarının sonucunu) bileceklerdir!
97
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ نَعْلَمُ أَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ
Ve le kad na'lemu enneke yadiku sadruke bi ma yekulun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için biliyoruz ki onların tefevvühatına senin cidden göğsün daralıyor
Süleyman Ateş
Andolsun onların söylediklerine senin göğsünün daraldığını (canının sıkıldığını) biliyoruz.
98
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ وَكُنْ مِنَ السَّاجِدِينَ
Fe sebbih bi hamdi rabbike ve kun mines sacidin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.
Elmalılı Hamdi Yazır
O halde Rabbına hamdile tesbih et ve secdekarlardan ol
Süleyman Ateş
Sen Rabbini hamd ile tesbih et (O'nu övecek sözlerle an, subhanallahi velhamdulillah de) ve secde edenlerden ol.
99
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَاعْبُدْ رَبَّكَ حَتَّىٰ يَأْتِيَكَ الْيَقِينُ
Va'bud rabbeke hatta ye'tiyekel yakin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Rabbini hamd ile an, secde edenlerden ol ve ölünceye kadar Rabbine kulluk et.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Rabbına kulluk yap ta sana o yakin gelene kadar
Süleyman Ateş
Ve Rabbine kulluk et ki sana yakin gelsin (kesin bilgiye eresin)!
← Önceki Sure
Ana Sayfa
Sonraki Sure →