بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

📖 20 Ayet 📍 Mekki 🔢 Sıra: 73
1 Ayet

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ يَا أَيُّهَا الْمُزَّمِّلُ

Ya eyyuhel muzzemmil.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o örtünen (Müzzemmil)!

Süleyman Ateş

Ey örtüsüne bürünen,

2 Ayet

قُمِ اللَّيْلَ إِلَّا قَلِيلًا

Kumil leyle illa kalila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kalk gice, meğer biraz

Süleyman Ateş

Geceleyin kalk (namaz kıl); yalnız gecenin birazında (uyu).

3 Ayet

نِصْفَهُ أَوِ انْقُصْ مِنْهُ قَلِيلًا

Nısfehu evinkus minhu kalila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yarısı, yahud eksilt ondan biraz

Süleyman Ateş

Gecenin yarısında (kalk) yahut bundan biraz eksilt.

4 Ayet

أَوْ زِدْ عَلَيْهِ وَرَتِّلِ الْقُرْآنَ تَرْتِيلًا

Ey zid aleyhi ve rettilil kur'ane tertila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ey örtünüp bürünen! Gecenin yarısında, istersen biraz sonra, istersen biraz önce bir müddet için kalk ve ağır ağır Kuran oku.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yahud artır ve Kur'an oku, tertil ile yavaş yavaş güzel güzel

Süleyman Ateş

Veya bunu artır ve ağır ağır Kur'an oku.

5 Ayet

إِنَّا سَنُلْقِي عَلَيْكَ قَوْلًا ثَقِيلًا

İnna se nulki aleyke kavlen sekila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu Biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü biz senin üzerine ağır bir söz ilka edeceğiz

Süleyman Ateş

Doğrusu biz, senin üzerine ağır bir söz bırakacağız.

6 Ayet

إِنَّ نَاشِئَةَ اللَّيْلِ هِيَ أَشَدُّ وَطْئًا وَأَقْوَمُ قِيلًا

İnne naşietel leyli hiye eşeddu vat'en ve akvemu kila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

şüphesiz, gece kalkışı daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü gece neş'esi hem daha dokunaklı hem deyişce daha sağlamdır

Süleyman Ateş

Gerçekten gece kalk(ıp ibadet et)mek daha oturaklı ve (geceleyin) söz (du'a) daha etkilidir.

7 Ayet

إِنَّ لَكَ فِي النَّهَارِ سَبْحًا طَوِيلًا

İnne leke fin nehari sebhan tavila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Çünkü gündüz, seni uzun uzun alıkoyacak işler vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü sana gündüzün uzun bir yüzüş vardır

Süleyman Ateş

Çünkü gündüz, senin uzun süre uğraşacağın şeyler vardır.

8 Ayet

وَاذْكُرِ اسْمَ رَبِّكَ وَتَبَتَّلْ إِلَيْهِ تَبْتِيلًا

Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Rabbinin adını an; herşeyi bırakıp yalnız O'na yönel,

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem rabbının ismini an ve masivadan kesilerek ona çekil

Süleyman Ateş

Rabbinin adını an ve bütün gönlünle O'na yönel.

9 Ayet

رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَكِيلًا

Rabbul meşrıkı vel magribi la ilahe illa huve fettehızhu vekila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

O, doğunun ve batının Rabbidir; O'ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse O'nu vekil tut.

Elmalılı Hamdi Yazır

O meşrik u mağribin rabbı, başka tanrı yok ancak o, o halde yalnız onu tut vekil

Süleyman Ateş

(O) Doğunun ve batının Rabbidir. O'ndan başka tanrı yoktur. Yalnız O'nu vekil tut.

10 Ayet

وَاصْبِرْ عَلَىٰ مَا يَقُولُونَ وَاهْجُرْهُمْ هَجْرًا جَمِيلًا

Vasbir ala ma yekulune vehcurhum hecren cemila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Onların söylediklerine sabret, yanlarından güzellikle ayrıl.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ağyarın diyeceklerine sabret ve onları bir hecr-i cemil ile terket, ayrıl!

Süleyman Ateş

Onların dediklerine sabret ve güzelce onlardan ayrıl.

11 Ayet

وَذَرْنِي وَالْمُكَذِّبِينَ أُولِي النَّعْمَةِ وَمَهِّلْهُمْ قَلِيلًا

Ve zerni vel mukezzibine ulin na'meti ve mehhilhum kalila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Varlık sahibi olup da seni yalanlayanları Bana bırak; onlara az bir mehil ver.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bırak da bana o tekzib edici zevk-u refah sahiblerini, mühlet ver onlara biraz

Süleyman Ateş

Beni ve o ni'met sahibi yalanlayıcıları yalnız bırak ve onlara biraz mühlet ver.

12 Ayet

إِنَّ لَدَيْنَا أَنْكَالًا وَجَحِيمًا

İnne ledeyna enkalen ve cahima.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Şüphesiz katımızda onlar için ağır boyunduruklar, cehennem, boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakan azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü bizim yanımızda bukağılar var ve bir cehim var

Süleyman Ateş

Doğrusu, bizim yanımızda bukağılar ve cehennem var.

13 Ayet

وَطَعَامًا ذَا غُصَّةٍ وَعَذَابًا أَلِيمًا

Ve taamen za gussatin ve azaben elima.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Şüphesiz katımızda onlar için ağır boyunduruklar, cehennem, boğazı tıkayan bir yiyecek ve can yakan azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve boğaza duran bir taam ve bir azab-ı elim var

Süleyman Ateş

(Dikenli) Boğazı tırmalayan bir yiyecek ve acı veren bir azab var.

14 Ayet

يَوْمَ تَرْجُفُ الْأَرْضُ وَالْجِبَالُ وَكَانَتِ الْجِبَالُ كَثِيبًا مَهِيلًا

Yevme tercuful ardu vel cibalu ve kanetil cibalu kesiben mehila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Kıyametin koptuğu gün, yeryüzü ve dağlar sarsılır; dağlar, yumuşak kum yığını haline gelir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki yer ve dağlar sarsılacak, dağlar erimiş bir kum yığınına dönecektir

Süleyman Ateş

O gün yer ve dağlar sarsılır ve dağlar, dağılan kum yığınları olur.

15 Ayet

إِنَّا أَرْسَلْنَا إِلَيْكُمْ رَسُولًا شَاهِدًا عَلَيْكُمْ كَمَا أَرْسَلْنَا إِلَىٰ فِرْعَوْنَ رَسُولًا

İnna erselna ileykum resulen şahiden aleykum kema erselna ila fir'avne resula.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Firavun'a bir peygamber gönderdiğimiz gibi, size de, hakkınızda şahidlik edecek bir peygamber gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun biz size bir Resul gönderdik, üzerinizde şahid, netekim gönderdiğimiz gibi Fir'avne bir Resul

Süleyman Ateş

(Ey insanlar,) Doğrusu biz size, aleyhinize tanıklık edecek bir elçi gönderdik; nasıl ki Fir'avn'a da bir elçi göndermiştik.

16 Ayet

فَعَصَىٰ فِرْعَوْنُ الرَّسُولَ فَأَخَذْنَاهُ أَخْذًا وَبِيلًا

Fe asa fir'avnur resule fe ehaznahu ahzen vebila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ama Firavun o peygambere karşı gelmişti de onu çok ağır bir şekilde tutup cezalandırmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki Fir'avn o Resule ısyan etti de biz onu vehim bir tutuşla tuttuk alıverdik

Süleyman Ateş

Fir'avn, elçiye karşı geldi. Biz de onu ağır bir yakalayışla yakaladık.

17 Ayet

فَكَيْفَ تَتَّقُونَ إِنْ كَفَرْتُمْ يَوْمًا يَجْعَلُ الْوِلْدَانَ شِيبًا

Fe keyfe tettekune in kefertum yevmen yec'alul vildane şiba.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Eğer inkar ederseniz, gençleri ihtiyarlatan günden nasıl korunursunuz?

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde siz nasıl korunursunuz küfredersiniz? O gün ki çocukları ak saçlı kocalara çevirir

Süleyman Ateş

Peki inkar ederseniz, çocukları ihtiyarlatan o günden kendinizi nasıl kurtaracaksınız?

18 Ayet

السَّمَاءُ مُنْفَطِرٌ بِهِ ۚ كَانَ وَعْدُهُ مَفْعُولًا

Es semau munfatırun bih, kane va'duhu mef'ula.

Diyanet İşleri Başkanlığı

O günün şiddetiyle gök bile parçalanır. O'nun sözü yerine gelir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sema onunla çatlamıştır ve onun va'di fi'le çıkarılmıştır

Süleyman Ateş

Gök (bile) onun dehşetinden yarılır. Allah'ın va'di mutlaka yapılmıştır.

19 Ayet

إِنَّ هَٰذِهِ تَذْكِرَةٌ ۖ فَمَنْ شَاءَ اتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِ سَبِيلًا

İnne hazihi tezkirah, fe men şaettehaze ila rabbihi sebila.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Doğrusu bu anlatılanlar birer öğüttür. Dileyen kimse, Rabbine doğru giden bir yol tutar.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte bu bir tezkiredir, artık dileyen rabbına bir yol tutar

Süleyman Ateş

Bu bir öğüttür. Dileyen, Rabbine varan bir yol tutar.

20 Ayet

۞ إِنَّ رَبَّكَ يَعْلَمُ أَنَّكَ تَقُومُ أَدْنَىٰ مِنْ ثُلُثَيِ اللَّيْلِ وَنِصْفَهُ وَثُلُثَهُ وَطَائِفَةٌ مِنَ الَّذِينَ مَعَكَ ۚ وَاللَّهُ يُقَدِّرُ اللَّيْلَ وَالنَّهَارَ ۚ عَلِمَ أَنْ لَنْ تُحْصُوهُ فَتَابَ عَلَيْكُمْ ۖ فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنَ الْقُرْآنِ ۚ عَلِمَ أَنْ سَيَكُونُ مِنْكُمْ مَرْضَىٰ ۙ وَآخَرُونَ يَضْرِبُونَ فِي الْأَرْضِ يَبْتَغُونَ مِنْ فَضْلِ اللَّهِ ۙ وَآخَرُونَ يُقَاتِلُونَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۖ فَاقْرَءُوا مَا تَيَسَّرَ مِنْهُ ۚ وَأَقِيمُوا الصَّلَاةَ وَآتُوا الزَّكَاةَ وَأَقْرِضُوا اللَّهَ قَرْضًا حَسَنًا ۚ وَمَا تُقَدِّمُوا لِأَنْفُسِكُمْ مِنْ خَيْرٍ تَجِدُوهُ عِنْدَ اللَّهِ هُوَ خَيْرًا وَأَعْظَمَ أَجْرًا ۚ وَاسْتَغْفِرُوا اللَّهَ ۖ إِنَّ اللَّهَ غَفُورٌ رَحِيمٌ

İnne rabbeke ya'lemu enneke tekumu edna min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve taifetun minellezine meak, vallahu yukaddirul leyle ven nehar, alime en len tuhsuhu fe tabe aleykum, fakreu ma teyessere minel kur'an, alime en seyekunu minkum merda ve aharune yadribune fil'ardı yebtegune min fadlillahi ve aharune yukatilune fi sebilillahi fakreu ma teyessere minhu ve ekimus salate ve atuz zekate ve akridullahe kardan hasena, ve ma tukaddimu li enfusikum min hayrin teciduhu indallahi huve hayren ve a'zame ecra, vestagfirullah, innellahe gafurun rahim.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Şüphesiz Rabbin, senin ve beraberinde bulunanlardan bir topluluğun gecenin üçte ikisinden biraz az, yarısı ve üçte biri kadar vakit içinde kalktığını bilir. Gece ve gündüzü Allah ölçer; sizin bu vakitleri takdir edemeyeceğinizi bildiğinden tevbenizi kabul etmiştir. Artık, Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; Allah, içinizden, hasta olanları, Allah'ın lütfundan rızık aramak üzere yeryüzünde dolaşacak olan kimseleri ve Allah yolunda savaşacak olanları şüphesiz bilir. Kuran'dan kolayınıza geleni okuyun; namazı kılın; zekatı verin; Allah'a güzel ödünç takdiminde bulunun; kendiniz için yaptığınız iyiliği daha iyi ve daha büyük ecir olarak Allah katında bulursunuz. Allah'tan bağışlanma dileyin; Allah elbette bağışlar ve merhamet eder.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakıka rabbın biliyor ki sen muhakkak gece üçte ikisine yakın ve yarısı ve üçte biri kalkıyorsun beraberindekilerden de bir taife, halbuki geceyi gündüzü Allah takdir eder, bildi ki siz onu bundan öte başaramazsınız, onun için size lutf ile irca-ı nazar buyurdu, bundan böyle Kur'andan ne kolay gelirse okuyun, bildi ki içinizden hastalar olacak, diğer bir takımları Allahın fazlından bir kar aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir takımları da Allah yolunda çarpışacaklar, o halde ondan ne kolay gelirse okuyun ve namazı kılın ve zekatı verin ve Allaha karz-ı hasen takdim edin, kendilerinizin hisabına hayr olarak her ne de takdim ederseniz onu Allah yanında daha hayırlı ve ecirce daha büyük bulacaksınız, hem de Allaha istiğfar edin, şübhesiz ki Allah gafurdur, rahimdir.

Süleyman Ateş

Rabbin senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını; Seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Geceyi ve gündüzü takdir eden Allah, sizin onu sayamayacağınızı (zamanı hesabedip gecenin belli sa'atlerinde kalkamayacağınızı) bildiği için sizi affetti. Artık (belli bir sa'at gözetmeden) Kur'an'dan kolayınıza geleni okuyun (ne miktar kolayınıza gelirse o kadar gece namazı kılın, kendinizi zorlamayın.) Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lutfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar bulunacağını bilmiştir. Onun için Kur'an'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun. Namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin. Kendiniz için verdiğiniz hayırları, Allah katında verdiğinizden daha hayırlı ve mükafatça daha büyük bulacaksınız. Allah'tan mağfiret dileyin. Şüphesiz Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.