بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ
Kul ya eyyuhel kafirun.
De ki: "Ey inkarcılar!"
De ki: Ey kafirler!
De ki: Ey nankörler,
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ
Kul ya eyyuhel kafirun.
De ki: "Ey inkarcılar!"
De ki: Ey kafirler!
De ki: Ey nankörler,
لَا أَعْبُدُ مَا تَعْبُدُونَ
La a'budu ma ta'budun.
"Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
Tapmam o tapdıklarınıza
Ben sizin yaptığınız ibadeti yapmam;
وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ
Ve la entum abidune ma a'bud.
"Benim taptığıma da sizler tapmazsınız."
Siz de tapanlardan değilsiniz benim ma'buduma
Siz de benim yaptığım ibadeti yapmazsınız.
وَلَا أَنَا عَابِدٌ مَا عَبَدْتُمْ
Ve la ene abidun ma abedtum.
"Ben de sizin taptığınıza tapacak değilim."
Hem ben tapıcı değilim sizin taptıklarınıza
Ben asla sizin yapmakta olduğunuz ibadeti yapıcı değilim.
وَلَا أَنْتُمْ عَابِدُونَ مَا أَعْبُدُ
Ve la entum abidune ma a'bud.
"Benim taptığıma da sizler tapmıyorsunuz."
Hem de siz tapıcılardan değilsiniz benim ma'buduma
Siz de benim yapmakta olduğum ibadeti yapıcı değilsiniz.
لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ
Lekum dinukum ve liye din.
"Sizin dininiz size, benim dinim banadır."
Size dininiz, bana dinim
Sizin dininiz size, benim dinim banadır.