Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kasem olsun o urf için gönderilenlere
Süleyman Ateş
Andolsun; birbiri ardınca gönderilenlere,
2Ayet
فَالْعَاصِفَاتِ عَصْفًا
Fel asıfati asfa.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken büküp devirenlere
Süleyman Ateş
Esip savuranlara,
3Ayet
وَالنَّاشِرَاتِ نَشْرًا
Vennaşirati neşren.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve neşrederek yayanlara
Süleyman Ateş
Yaydıkça yayanlara,
4Ayet
فَالْفَارِقَاتِ فَرْقًا
Fel farikati ferka.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken seçip ayıranlara
Süleyman Ateş
Ayırdıkça ayıranlara,
5Ayet
فَالْمُلْقِيَاتِ ذِكْرًا
Fel mulkıyati zikra.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra bir ögüt bırakanlara
Süleyman Ateş
Öğüt bırakanlara:
6Ayet
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا
Uzren ev nuzra.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerek özr için olsun gerek inzar
Süleyman Ateş
Özür yahut uyarmak için.
7Ayet
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَاقِعٌ
İnnema tuadune levakı'.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Herhalde size va'dolunan muhakkak olacaktır
Süleyman Ateş
(Bunlara andolsun) Ki size va'dedilen, mutlaka olacaktır.
8Ayet
فَإِذَا النُّجُومُ طُمِسَتْ
Fe izen nucumu tumiset.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yıldızların ışığı giderildiği zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır
Hani o yıldızlar silindiği vakıt
Süleyman Ateş
Yıldızlar(ın ışığı) silindiği zaman,
9Ayet
وَإِذَا السَّمَاءُ فُرِجَتْ
Ve izes semau furicet.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gök yarıldığı zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o Sema açıldığı vakıt
Süleyman Ateş
Gök yarıldığı zaman,
10Ayet
وَإِذَا الْجِبَالُ نُسِفَتْ
Ve izel cibalu nusifet.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman,
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o dağlar savurulduğu vakıt
Süleyman Ateş
Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
11Ayet
وَإِذَا الرُّسُلُ أُقِّتَتْ
Ve izer rusulu ukkıtet.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o elçiler miykatlarına irdirildiği vakıt
Süleyman Ateş
Elçilere vakit belirlendiği zaman:
12Ayet
لِأَيِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ
Li eyyi yevmin uccilet.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bu, hangi güne bırakılmıştı?
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar hangi güne te'cil edildi?
Süleyman Ateş
Ertelenmiş oldukları gün için,
13Ayet
لِيَوْمِ الْفَصْلِ
Li yevmil fasl.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hüküm gününe bırakılmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fasıl gününe
Süleyman Ateş
Yani hüküm günü için.
14Ayet
وَمَا أَدْرَاكَ مَا يَوْمُ الْفَصْلِ
Ve ma edrake ma yevmul fasl.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin?
Elmalılı Hamdi Yazır
bildin mi nedir fasıl günü?
Süleyman Ateş
Hüküm gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?
15Ayet
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O gün yalanlamış olanların vay haline!
Elmalılı Hamdi Yazır
Vay haline o gün yalan diyenlerin
Süleyman Ateş
Yalanlayanların vay haline o gün!
16Ayet
أَلَمْ نُهْلِكِ الْأَوَّلِينَ
E lem nuhlikil evvelin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Helak etmedik mi evvelkileri?
Süleyman Ateş
Öncekileri helak etmedik mi?
17Ayet
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ الْآخِرِينَ
Summe nutbiuhumul ahırin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra arkalarına takacağız geridekileri
Süleyman Ateş
Sonra geridekileri de onların ardına takarız.
18Ayet
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِالْمُجْرِمِينَ
Kezalike nef'alu bil mucrimin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Suçlulara böyle yaparız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz öyle yaparız mücrimleri
Süleyman Ateş
Suçlulara böyle yaparız.
19Ayet
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O gün, yalanlamış olanların vay haline!.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vay haline o gün yalan diyenlerin
Süleyman Ateş
(Hakkı) yalanlayanların vay haline o gün!
20Ayet
أَلَمْ نَخْلُقْكُمْ مِنْ مَاءٍ مَهِينٍ
E lem nahlukkum min main mehin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Elmalılı Hamdi Yazır
Yaratmadık mı sizi bir hakir sudan?
Süleyman Ateş
Sizi adi bir sudan yaratmadık mı?
21Ayet
فَجَعَلْنَاهُ فِي قَرَارٍ مَكِينٍ
Fe cealnahu fi kararin mekin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Elmalılı Hamdi Yazır
Kılıp da onu bir makarda temkin
Süleyman Ateş
Onu sağlam bir karar yerine koyduk.
22Ayet
إِلَىٰ قَدَرٍ مَعْلُومٍ
İla kaderin ma'lum.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ma'lum bir kadere değin
Süleyman Ateş
Belli bir süreye kadar.
23Ayet
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ الْقَادِرُونَ
Fe kaderna fe ni'mel kadirun.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz!
Elmalılı Hamdi Yazır
Demek ki ölçmüşüz, demek ki biz ne güzel kadiriz
Süleyman Ateş
Biçimlendirdik. Ne güzel biçim vereniz Biz.
24Ayet
وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ
Veylun yevmeizin lil mukezzibin.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O gün yalanlamış olanların vay haline!
Elmalılı Hamdi Yazır
Vay haline o gün yalan diyenlerin
Süleyman Ateş
Yalanlayanların vay haline o gün!
25Ayet
أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ كِفَاتًا
E lem nec'alil arda kifata.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve kılmadık mı Arzı bir tokat
Süleyman Ateş
Arz'ı toplanma yeri yapmadık mı?;
26Ayet
أَحْيَاءً وَأَمْوَاتًا
Ahyaen ve emvata.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı?