بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم
📖 55 Ayet
📍 Mekki
🔢 Sıra: 54
1
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ اقْتَرَبَتِ السَّاعَةُ وَانْشَقَّ الْقَمَرُ
İkterebetis saatu ven şakkal kamer.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yaklaştı Saat, yarıldı Kamer
Süleyman Ateş
O sa'at yaklaştı, ay yarıldı.
2
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَإِنْ يَرَوْا آيَةً يُعْرِضُوا وَيَقُولُوا سِحْرٌ مُسْتَمِرٌّ
Ve in yerev ayeten yu'ridu ve yekulu sihrun mustemirr.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kıyamet saati yaklaşır, ay yarılır; onlar bir delil görünce hala yüz çevirirler ve: "Süregelen bir sihir" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hala bir ayet görseler yüz çevirip derler: müstemir bir sihir
Süleyman Ateş
Bir mu'cize görecek olsalar yüz çevirirler ve "Süregelen bir büyüdür" derler.
3
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَكَذَّبُوا وَاتَّبَعُوا أَهْوَاءَهُمْ ۚ وَكُلُّ أَمْرٍ مُسْتَقِرٌّ
Ve kezzebu vettebeu ehvaehum ve kullu emrin mustekırr.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yalanlarlar da kendi heveslerine uyarlar. Ama her işin karar kılacağı bir sonucu vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yalan dediler, hevalarına uydular, halbuki her emir müstekır
Süleyman Ateş
Yalanladılar, nefislerinin heveslerine uydular. Halbuki her iş, yerini bulacaktır (Allah'ın kararına kimse engel olamaz).
4
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ جَاءَهُمْ مِنَ الْأَنْبَاءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ
Ve lekad caehum minel enbai ma fihi muzdecer.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için onlara kıssalardan öyleleri de geldi ki onlarda zecredecek haberler var
Süleyman Ateş
Andolsun, onlara, (batılda kalmalarını) önleyecek (ibret verici olayları anlatan) haberler geldi.
5
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
حِكْمَةٌ بَالِغَةٌ ۖ فَمَا تُغْنِ النُّذُرُ
Hikmetun baligatun fe ma tugnin nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bu haberlerin her birinde üstün hikmet vardır; ama uyarmalar fayda vermiyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir hikmet-i baliga, fakat inzarlar faide vermiyor.
Süleyman Ateş
Bunlar üstün hikmettir! Ama uyarılar fayda vermiyor.
6
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ ۘ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ إِلَىٰ شَيْءٍ نُكُرٍ
Fe tevelle anhum, yevme yed'ud dai ila şey'in nukur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Öyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen de onlardan yüz çevir, o gün ki çağırıcı görülmedik müdhiş bir şey'e çağırır
Süleyman Ateş
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
7
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
خُشَّعًا أَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْأَجْدَاثِ كَأَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌ
Huşşe'an ebsaruhum yahrucune minel ecdasi keennehum ceradun munteşir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gözleri düşgün düşgün kabirlerden çıkarlar, sanki çıvgın çekirgeler gibi
Süleyman Ateş
Gözleri düşkün düşkün (zillet ve dehşet içinde) kabirlerden çıkarlar; tıpkı yayılan çekirgeler gibidirler.
8
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
مُهْطِعِينَ إِلَى الدَّاعِ ۖ يَقُولُ الْكَافِرُونَ هَٰذَا يَوْمٌ عَسِرٌ
Muhtıine iled dai, yekulul kafirune haza yevmun asir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar. İnkarcılar: "Bu, zorlu bir gündür" derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çağırana koşarak, der ki kafirler: Bu pek zorlu bir gündür.
Süleyman Ateş
Boyunlarını, çağırana doğru uzatmış koşarlarken, kafirler: "Bu çetin bir gündür!" derler.
9
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
۞ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا عَبْدَنَا وَقَالُوا مَجْنُونٌ وَازْدُجِرَ
Kezzebet kablehum kavmu nuhın fe kezzebu abdena ve kalu mecnunun vezducir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bu ortak koşanlardan önce Nuh milleti de yalanlamış, kulumuzu yalanlayarak: "Delidir" demişlerdi, yolu kesilmişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlardan evvel Nuh kavmı tekzib etti yalancı dediler o kulumuza, mec'nun dediler, çok incittiler
Süleyman Ateş
Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Kulumuzu yalanladılar ve: "Cinlenmiştir" dediler. Ve o(na çeşitli eziyetler yapılarak tebliğden) menedildi.
10
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَدَعَا رَبَّهُ أَنِّي مَغْلُوبٌ فَانْتَصِرْ
Fe dea rabbehu enni maglubun fentasır.
Diyanet İşleri Başkanlığı
O da: "Ben yenildim, bana yardım et" diye Rabbine yalvarmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
O da nihayet rabbına dua etti, ben dedi, mağlubum, hemen nusratını ver
Süleyman Ateş
Bunun üzerine Rabbine: "Ben yenik düştüm, yardım et!" diye yalvardı.
11
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَفَتَحْنَا أَبْوَابَ السَّمَاءِ بِمَاءٍ مُنْهَمِرٍ
Fe fetahna ebvabes semai bi main munhemir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz de bunun üzerine gök kapılarını boşanan sularla açtık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Göğün kapılarını açtık dökülen bir su ile şakır şakır
Süleyman Ateş
Biz de boşalan bir su ile göğün kapılarını açtık.
12
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَفَجَّرْنَا الْأَرْضَ عُيُونًا فَالْتَقَى الْمَاءُ عَلَىٰ أَمْرٍ قَدْ قُدِرَ
Ve feccernel arda uyunen feltekalmau ala emrin kad kudir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık; her iki su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeri de fışkırtık kaynaklar halinde, derken su birleşti bir emr üzerine ki olmuştu öyle mukadder
Süleyman Ateş
Yeri kaynaklar halinde fışkırttık, (göğün ve yerin) su(ları) takdir edilmiş bir işin olması için birleşti.
13
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَحَمَلْنَاهُ عَلَىٰ ذَاتِ أَلْوَاحٍ وَدُسُرٍ
Ve hamelnahu ala zati elvahın ve dusur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onu ise taşıdık elvahlı ve kenetli bir hamule üzerinde ki akar
Süleyman Ateş
Nuh'u da tahtalar ve çiviler(le yapılmış gemi) üzerinde taşıdık.
14
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
تَجْرِي بِأَعْيُنِنَا جَزَاءً لِمَنْ كَانَ كُفِرَ
Tecri bi a'yunina, cezaen li men kane kufir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onu, tahtadan yapılmış, mıhla çakılmış bir gemiye bindirdik; inkar edilmiş olan Nuh'a mükafat olarak verdiğimiz gemi nezaretimiz altında yüzüyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nezaretimizle giderdi o nankörlük edilen zata bir mükafat olarak
Süleyman Ateş
(Kendisine karşı) Nankörlük edilen(kulumuz)a (bizden) bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
15
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ تَرَكْنَاهَا آيَةً فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Ve lekad tereknaha ayeten fe hel min muddekir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki Biz, o gemiyi bir ibret olarak bıraktık; öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için bıraktık ta onu bir ayet olarak, fakat düşünen mi var?
Süleyman Ateş
Bunu bir ibret olarak bıraktık, ibret alan yok mudur?
16
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِي وَنُذُرِ
Fe keyfe kane azabi ve nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki nasıl azabım ve inzarlarım?
Süleyman Ateş
Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (görsünler diye).
17
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Ve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
18
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
كَذَّبَتْ عَادٌ فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِي وَنُذُرِ
Kezzebet adun fe keyfe kane azabi ve nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ad milleti peygamberini yalanlamıştı; Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Elmalılı Hamdi Yazır
Tekzib etti de Ad nasıl oldu azabım ve inzarlarım?
Süleyman Ateş
Ad da yalanladı, ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
19
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّا أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا صَرْصَرًا فِي يَوْمِ نَحْسٍ مُسْتَمِرٍّ
İnna erselna aleyhim rihan sarsaren fi yevmi nahsin mustemirr.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
çünkü salıverdik üzerlerine müstemirr, nühusetli bir günde bir soğuk rüzgar ki sarsar
Süleyman Ateş
Biz onların üstüne uğursuz mu uğursuz bir günde uğultulu bir kasırga saldık.
20
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
تَنْزِعُ النَّاسَ كَأَنَّهُمْ أَعْجَازُ نَخْلٍ مُنْقَعِرٍ
Tenziun nase ke ennehum a'cazu nahlin munkair.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nitekim üzerlerine, insanları, sökülmüş hurma kütüğü gibi kopararak yere seren, dondurucu bir rüzgarı uğursuzluğu devam eden bir günde gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
İnsanları kökünden devrilen hurma kütükleri gibi yolar
Süleyman Ateş
İnsanları sanki köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imişler gibi koparıp deviriyordu.
21
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِي وَنُذُرِ
Fe keyfe kane azabi ve nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Elmalılı Hamdi Yazır
Bak nasılmış azabım ve inzarlarım?
Süleyman Ateş
Benim azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
22
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Ve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
Süleyman Ateş
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
23
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِالنُّذُرِ
Kezzebet semudu bin nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Semud milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Semud o inzarları tekzib ettiler
Süleyman Ateş
Semud da uyarıları yalandı:
24
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَقَالُوا أَبَشَرًا مِنَّا وَاحِدًا نَتَّبِعُهُ إِنَّا إِذًا لَفِي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ
Fe kalu ebeşeren minna vahiden nettebiuhu inna izen lefi dalalin ve suur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şöyle dediler: içimizden bir beşere mi tabi' olacağız? Şübhesiz biz o vakıt şaşkınlık içinde kalır ateşlere yanarız
Süleyman Ateş
Bizden bir insana mı uyacağız? O takdirde biz apaçık bir sapıklık ve çılgınlık içine düşmüş oluruz dediler.
25
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
أَأُلْقِيَ الذِّكْرُ عَلَيْهِ مِنْ بَيْنِنَا بَلْ هُوَ كَذَّابٌ أَشِرٌ
E ulkıyez zikru aleyhi min beynina bel huve kezzabun eşir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
O zikir aramızdan ona mı bırakılıyor? Belki o bir şımarık yalancıdır.
Süleyman Ateş
Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı küstahın biridir!
26
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
سَيَعْلَمُونَ غَدًا مَنِ الْكَذَّابُ الْأَشِرُ
Se ya'lemune gaden menil kezzabul eşir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yarın, kimin pek yalancı ve şımarık olduğunu bileceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İleride bilecekler o şımarık yalancı kimdir?
Süleyman Ateş
(Salih'e dedik ki): Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.
27
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّا مُرْسِلُو النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْ
İnna mursilun nakati fitneten lehum fertekıbhum vestabir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Doğrusu, onları denemek üzere dişi deveyi gönderen Biziz. Salih'e şöyle demiştik: "Onları gözetle ve sabret;
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte biz onlara bir fitne olmak üzere o Nakayı (o dişi deveyi) salıyoruz. Onun için gözet onları ve sabırlı ol
Süleyman Ateş
Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Hele sen onları gözetle, sabret.
28
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَنَبِّئْهُمْ أَنَّ الْمَاءَ قِسْمَةٌ بَيْنَهُمْ ۖ كُلُّ شِرْبٍ مُحْتَضَرٌ
Ve nebbi'hum ennel mae kısmetun beynehum, kullu şirbin muhtedar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Onlara, sıralarına göre suyun kendileriyle o deve aralarında pay edilmiş olunduğunu söyle."
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem haber ver onlara ki su aralarında nevbetle taksim ve her su alış huzur iledir
Süleyman Ateş
Onlara, suyun aralarında paylaştırılacağını, (bir gün devenin, bir gün de kendilerinin su içme nöbeti olacağını) haber ver; içme sırası kiminse o gelip suyunu alsın.
29
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَنَادَوْا صَاحِبَهُمْ فَتَعَاطَىٰ فَعَقَرَ
Fe nadev sahıbehum fe teata fe akar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ama bir arkadaşlarını çağırdılar, o da kılıcını alarak deveyi kesti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine sahiblerine bağırdılar o da silaha sarıldı da ayaklarını çırptı
Süleyman Ateş
Bir arkadaşlarını çağırdılar, o da bıçağı çekip (deveyi) kesti.
30
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَكَيْفَ كَانَ عَذَابِي وَنُذُرِ
Fe keyfe kane azabi ve nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Benim azabım ve uyarmam nasılmış?
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat bak nasıl oldu azabım ve inzarlarım
Süleyman Ateş
Ama azabım ve uyarılarım nasıl oldu?
31
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّا أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ صَيْحَةً وَاحِدَةً فَكَانُوا كَهَشِيمِ الْمُحْتَظِرِ
İnna erselna aleyhim sayhaten vahıdeten fe kanu ke heşimil muhtezir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Nitekim üzerlerine bir çığlık gönderdik de, ağılcıların kullandığı kurumuş ot gibi oldular.
Elmalılı Hamdi Yazır
Çünkü biz üzerlerine tek bir sayha salıverdik, ağılcı çırpısı gibi kırılıp döküle kaldılar
Süleyman Ateş
Biz onların üzerine tek sayha (korkunç bir ses) gönderdik; ağılcının topladığı kuru ot gibi kırılıp döküldüler.
32
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Ve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır
şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
Süleyman Ateş
Andolsun Biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
33
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ بِالنُّذُرِ
Kezzebet kavmu lutın bin nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Lut milleti uyaran peygamberleri yalanladı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Lutun kavmı o inzarlara yalan dediler
Süleyman Ateş
Lut'un kavmi de uyarıları yalanladı.
34
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّا أَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِبًا إِلَّا آلَ لُوطٍ ۖ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍ
İnna erselna aleyhim hasiben illa ale lut, necceynahum bi sehar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz gönderdik üzerlerine taşlar yağdıran, yalnız Lutun ailesini necata çıkardık bir seher.
Süleyman Ateş
Biz de üstlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik, yalnız Lut ailesini seher vakti kurtardık;
35
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
نِعْمَةً مِنْ عِنْدِنَا ۚ كَذَٰلِكَ نَجْزِي مَنْ شَكَرَ
Ni'meten min indina, kezalike neczi men şeker.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar gönderdik. Ancak, Lut'un taraftarlarını, katımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. Şükredene işte böyle mükafat veririz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Tarafımızdan bir ni'met olarak, işte şükredeni böyle karşılarız
Süleyman Ateş
Katımızdan bir ni'met olarak. Biz şükredeni böyle mükafatlandırırız.
36
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ أَنْذَرَهُمْ بَطْشَتَنَا فَتَمَارَوْا بِالنُّذُرِ
Ve lekad enzerehum batşetena fe temarev bin nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Lut, and olsun ki, onları Bizim yakalamamızla uyarmıştı, ama onlar uyarmaları şüphe ile karşılayarak dinlemediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için satvetimizin şiddetini kendilerine ıhtar da etmiş idi, fakat o ıhtarları cidal ile karşıladılar
Süleyman Ateş
Lut, onları bizim yakalamamıza karşı uyarmıştı, fakat uyarılara karşı kuşku duydular.
37
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ رَاوَدُوهُ عَنْ ضَيْفِهِ فَطَمَسْنَا أَعْيُنَهُمْ فَذُوقُوا عَذَابِي وَنُذُرِ
Ve lekad raveduhu an dayfihi fe tamesna a'yunehum fe zuku azabi ve nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, onlar Lut'un konukları olan melekleri elde etmeye kalkıştılar, bunun üzerine gözlerini kör ettik. "Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve onun müsafirlerinden kam almağa kalkıştılar, biz de gözlerini siliverdik de tadın bakalım dedik azabımı ve inzarlarımı?
Süleyman Ateş
Onun (güzel delikanlılar şeklinde görünen melek) konuklarından murad almağa kalkıştılar. Biz de gözlerini siliverdik: "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!"
38
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ صَبَّحَهُمْ بُكْرَةً عَذَابٌ مُسْتَقِرٌّ
Ve lekad sabbehahum bukreten azabun mustekırr.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, sabah erken, önü alınmaz bir azap başlarına geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve Celalim hakkı için bastırıverdi kendilerini bir sabah bir azabı müstekır
Süleyman Ateş
Sabah erken, onları kararlı bir azab yakaladı.
39
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فَذُوقُوا عَذَابِي وَنُذُرِ
Fe zuku azabi ve nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
"Azabımı ve uyarmalarımı dinlememenin sonucunu tadın" dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Tadın bakalım azabımı ve inzarlarımı
Süleyman Ateş
Azabımı ve uyarılarımı(n akıbetini) tadın!
40
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْآنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Ve lekad yessernel kur'ane liz zikri fe hel min muddekir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, Kuran'ı öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım namına Kur'anı müyesser de kıldık düşünmek için, fakat düşünen mi var?
Süleyman Ateş
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
41
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ جَاءَ آلَ فِرْعَوْنَ النُّذُرُ
Ve lekad cae ale fir'avnen nuzur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, Firavun erkanına uyaranlar geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şanım hakkı için al-i Fir'avn'e de geldi inzar edici Peygamberler.
Süleyman Ateş
Fir'avn'ın kavmine de uyarılar gelmiştir.
42
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
كَذَّبُوا بِآيَاتِنَا كُلِّهَا فَأَخَذْنَاهُمْ أَخْذَ عَزِيزٍ مُقْتَدِرٍ
Kezzebu bi ayatina kulliha fe ehaznahum ahze azizin muktedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Mucizelerimizin hepsini yalanladılar. Bunun üzerine onları güç ve kuvvet sahibi olana yakışır bir şekilde yakaladık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ayetlerimizin hepsini tekzib ettiler biz de onları öyle bir tutuşla alıverdik ki muktedir bir azize öyle yaraşır
Süleyman Ateş
Bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları, galib ve güçlü(padişah)ın yakalaması gibi yakaladık.
43
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
أَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ أُولَٰئِكُمْ أَمْ لَكُمْ بَرَاءَةٌ فِي الزُّبُرِ
E kuffarukum hayrun min ulaikum em lekum beraetun fiz zubur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Sizin inkarcılarınız bunlardan daha mı üstündür? Yoksa Kitablarda size bir kurtuluş belgesi mi var?
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizin kafirleriniz onlardan hayırlı mı? Yoksa sizin için kitablarda bir beraet mi var?
Süleyman Ateş
Şimdi sizin kafirleriniz, ötekilerinizden hayırlı mı? Yoksa Kitaplarda sizin için bir beraet (inkarınızdan dolayı size sorumsuzluk) mu var?
44
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
أَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمِيعٌ مُنْتَصِرٌ
Em yekulune nahnu cemiun muntesir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Yoksa: "Biz öç alabilecek bir topluluğuz" mu diyorlar?
Elmalılı Hamdi Yazır
Yoksa biz yardımlaşır bir cem'iyyetiz mi diyorlar?
Süleyman Ateş
Yoksa "Biz muzaffer (yenilmez) bir topluluğuz" mu diyorlar?
45
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ
Se yuhzemul cem'u ve yuvelluned dubur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Toplulukları dağıtılacak, yüzgeri edileceklerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Her halde o cem'iyyet bozulacak ve arkalarını dönüp gidecekler
Süleyman Ateş
O topluluk bozulacak ve geriye dönüp kaçacaklardır.
46
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ أَدْهَىٰ وَأَمَرُّ
Belis saatu mev'ıduhum ves sa'atu edha ve emerr.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!
Elmalılı Hamdi Yazır
Daha doğrusu onların asıl mev'ıdi saattir ve o saat daha acı ve daha bela ve beterdir.
Süleyman Ateş
Hayır, buluşma zamanları o (uyarıldıkları) sa'attir. O sa'at cidden çok feci ve acıdır;
47
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّ الْمُجْرِمِينَ فِي ضَلَالٍ وَسُعُرٍ
İnnel mucrimine fi dalalin ve suur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Doğrusu suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Muhakkak ki mücrimler şaşkınlık ve çılgınlıklar içindedirler
Süleyman Ateş
Suçlular bir sapıklık ve çılgınlık içindedir.
48
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلَىٰ وُجُوهِهِمْ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ
Yevme yushabune fin nari ala vucuhihim, zuku messe sekar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Ateşe yüzüstü sürüldükleri gün, onlara: "Cehennemin dokunan azabını tadın" denir.
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün ki yüzleri üstü ateşte sürüklenecekler tadın ne imiş diye messi Sakar
Süleyman Ateş
O gün yüzükoyun ateşe sürüklenecekler: "Cehennemin dokunuşunu tadın!" diye.
49
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ
İnna kulle şey'in halaknahu bi kader.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Şüphesiz Biz her şeyi bir ölçüye göre yaratmışızdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Haberiniz olsun ki biz her şey'i bir kaderle yaratmışızdır
Süleyman Ateş
Biz her şeyi bir kadere (bir düzene, ölçüye, plana) göre yarattık.
50
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَمَا أَمْرُنَا إِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ
Ve ma emruna illa vahıdetun ke lemhın bil basar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Bizim buyruğumuz bir göz kırpması gibi anidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Emrimiz de başka değil birdir, bir lemhi basar gibidir
Süleyman Ateş
Bizim buyruğumuz yalnız bir tektir, göz açıp yumma gibidir.
51
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا أَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
Ve lekad ehlekna eşyaakum fe hel min muddekir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
And olsun ki, benzerlerinizi yok etti, öğüt alan yok mudur?
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkiyçin emsalinizi hep helak da ettik fakat hani düşünen?
Süleyman Ateş
Andolsun biz sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Öğüt alan yok mudur?
52
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ
Ve kullu şey'in fe aluhu fiz zubur.
Diyanet İşleri Başkanlığı
İnsanların yaptıkları her şey kitablarda kayıtlıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber işledikleri her şey defterlerdedir
Süleyman Ateş
İşledikleri her şey, Kitaplarda mevcuttur.
53
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
وَكُلُّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ مُسْتَطَرٌ
Ve kullu sagirin ve kebirin mustetar.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Küçük ve büyük, hepsi satır satırdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve küçük büyük hepsi satra geçmiştir
Süleyman Ateş
Küçük, büyük hepsi satır satır yazılmıştır.
54
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
إِنَّ الْمُتَّقِينَ فِي جَنَّاتٍ وَنَهَرٍ
İnnel muttekine fi cennatin ve neher.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhesiz müttekıler Cennetlerde nur içinde
Süleyman Ateş
Korunanlar cennetlerde ırmaklar(ın kenarın)dadırlar.
55
Ayet
📋
⭐
🎙️ Arapça
📖 Meal
فِي مَقْعَدِ صِدْقٍ عِنْدَ مَلِيكٍ مُقْتَدِرٍ
Fi mak'adi sıdkın inde melikin muktedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı
Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, güçlü hükümdarın katında, yüksek bir derecede, cennetlerde ferahlık ve aydınlık içindedirler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sadakat meclisinde, kudretine nihayet olmıyan bir şehinşahın huzurı kibriyasında
Süleyman Ateş
Güçlü padişahın huzurunda doğruluk koltuklarında(memnunluk içinde)dirler.
← Önceki Sure
Ana Sayfa
Sonraki Sure →