بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيم

📖 15 Ayet 📍 Medeni 🔢 Sıra: 91
1 Ayet

بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا

Veş şemsi ve duhaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Güneşe ve onun ışığına,

Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun o güneşe ve parıltısına

Süleyman Ateş

Güneşe ve onun aydın sabahına andolsun,

2 Ayet

وَالْقَمَرِ إِذَا تَلَاهَا

Vel kameri iza telaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Ardından gelmekte olan aya,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve aya: uyduğu zaman ona

Süleyman Ateş

Onu izleyen aya andolsun,

3 Ayet

وَالنَّهَارِ إِذَا جَلَّاهَا

Ven nehari iza cellaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Onu ortaya koyan gündüze,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve gündüze: Açtığı zaman onu

Süleyman Ateş

Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun.

4 Ayet

وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَاهَا

Vel leyli iza yagşaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Onu bürüyen geceye,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve geceye: Sararken onu

Süleyman Ateş

Onu örten geceye andolsun.

5 Ayet

وَالسَّمَاءِ وَمَا بَنَاهَا

Ves semai ve ma benaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Göğe ve onu yapana,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve göğe ve onu bina edene

Süleyman Ateş

Göğe ve onu yapana andolsun.

6 Ayet

وَالْأَرْضِ وَمَا طَحَاهَا

Vel ardı ve ma tahaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Yere ve onu yayana,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yere ve onu döşeyene

Süleyman Ateş

Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene andolsun.

7 Ayet

وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّاهَا

Ve nefsin ve ma sevvaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Kişiye ve onu şekillendirene,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir nefse ve onu düzenliyene

Süleyman Ateş

Nefse ve onu biçimlendirene,

8 Ayet

فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا

Fe elhemeha fucureha ve takvaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki:

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham eyliyene ki

Süleyman Ateş

Ona bozukluğunu ve korunmasını (isyanını ve ita'atini) ilham edene andolsun ki:

9 Ayet

قَدْ أَفْلَحَ مَنْ زَكَّاهَا

Kad efleha men zekkaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Kendini arıtan saadete ermiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gerçek felah bulmuştur onu temizlikle parlatan

Süleyman Ateş

(Allah'tan başkasına tapmayarak) Nefsini yücelten kazanmış,

10 Ayet

وَقَدْ خَابَ مَنْ دَسَّاهَا

Ve kad habe men dessaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ziyan etmiştir onu kirletip gömen

Süleyman Ateş

(Yaratıklara taparak) Onu alçaltan da ziyana uğramıştır.

11 Ayet

كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَاهَا

Kezzebet semudu bi tagvaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Semud inanmadı azgınlığından

Süleyman Ateş

Semud (kavmi), azgınlığı yüzünden (Hakk'ı) yalanladı.

12 Ayet

إِذِ انْبَعَثَ أَشْقَاهَا

İzin baase eşkaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.

Elmalılı Hamdi Yazır

O en yaramazları fırladığı zaman

Süleyman Ateş

En haydutları ayaklandığı zaman,

13 Ayet

فَقَالَ لَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ نَاقَةَ اللَّهِ وَسُقْيَاهَا

Fe kale lehum resulullahi nakatallahi ve sukyaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Allah'ın peygamberi onlara, Allah'ın devesini göstermiş ve: "Allah'ın bu devesine ve onun su hakkına dokunmayın" demişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki o vakit demişti onlara Allahın resulü: Gözetin Allahın nakasını ve sulanışını

Süleyman Ateş

Allah'ın elçisi onlara: "Allah'ın devesine ve onun su içme hakkına dokunmayın!" demişti.

14 Ayet

فَكَذَّبُوهُ فَعَقَرُوهَا فَدَمْدَمَ عَلَيْهِمْ رَبُّهُمْ بِذَنْبِهِمْ فَسَوَّاهَا

Fe kezzebuhu fe akaruha fe demdeme aleyhim rabbuhum bi zenbihim fe sevvaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Onu yalanladılar ve deveyi boğazladılar. Bunun üzerine Rableri, suçlarından dolayı onların üzerine katmerli azap indirdi; yerle bir etti onları.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat inanmadılar ona da devirdiler onu. Alemlerin rabbı da günahlarını başlarına geçiri geçiriverdi de o yeri düzleyiverdi.

Süleyman Ateş

Onu yalanladılar, deveyi kestiler. Rableri de, günahları yüzünden azabı başlarına geçirip, orayı dümdüz etti.

15 Ayet

وَلَا يَخَافُ عُقْبَاهَا

Ve la yehafu ukbaha.

Diyanet İşleri Başkanlığı

Bu işin sonundan O'nun korkusu yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ya o sonundan korkacak değil ki.

Süleyman Ateş

(Rab) Bu işin sonundan korkmaz.